ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 9 / 142

das Arbeitsumfeld

çalışma ortamı

die Arbeitsweise

çalışma biçimi; yöntem

die Arbeitszeit

çalışma saati; mesai

archaisch

arkaik; erken kültür dönemine ait ; çağdışı; eskimiş

der Architekt / die Architektin

mimar

die Architektur

mimarlık; mimari ; sistem mimarisi

das Archiv

arşiv

das Areal

alan; arazi

der Ärger

sıkıntı; kızgınlık; sorun

ärgerlich

can sıkıcı; kızgın

die Argumentation

akıl yürütme; gerekçelendirme

argumentieren

gerekçeler ileri sürmek; savunmak

arm

yoksul; zavallı

der Arm

kol

die Armut

yoksulluk

das Aroma

aroma; koku ve tat

aromatisch

aromatik; hoş kokulu ve lezzetli

die Art

tür; biçim; tarz

das Artensterben

türlerin yok oluşu

die Artenvielfalt

tür çeşitliliği; biyolojik çeşitlilik

die Arterie

atardamar; arter

der Artikel

makale; ürün; tanımlık

das Arzneimittel

ilaç

der Arzt

doktor

der Ärztemangel

doktor yetersizliği

die Ärztin

kadın doktor

ärztlich

tıbbi; hekimle ilgili

asiatisch

Asya'ya ait; Asyalı

der Aspekt

yön; boyut

der Assistent

asistan; yardımcı

die Assoziation

çağrışım

der Ast

dal

die Ästhetik

estetik bilimi ; estetik; görsel üslup

ästhetisch

estetik; göze hoş gelen

die ästhetische Erfahrung

estetik deneyim

die Ästhetisierung

estetikleştirme

das Asyl

sığınma; iltica

der Asylbewerber

sığınma başvurusunda bulunan kişi

asymmetrisch

asimetrik

das Atelier

sanatçı atölyesi; stüdyo

der Atem

nefes; soluk

atemberaubend

nefes kesici

der Athlet

atlet; sporcu

atmen

nefes almak

die Atmung

solunum; nefes alma

die Atombombe

atom bombası; nükleer bomba

die Atomenergie

nükleer enerji; atom enerjisi

das Atomkraftwerk

nükleer santral

der Atommeiler

nükleer reaktör; nükleer santral

die Attacke

saldırı ; atak; nöbet

attackieren

saldırmak; sert eleştirmek

das Attentat

suikast; hedefli saldırı

attraktiv

çekici; cazip

atypisch

alışılmadık; tipik olmayan

au

ah; ay

auch

de; ayrıca; bile

auf

üzerinde; üzerine; açık

auf Biegen und Brechen

ne pahasına olursa olsun

auf dem Holzweg sein

yanlış yolda olmak; yanılmak

sich auf dünnem Eis bewegen

riskli bir zeminde olmak; ince buzda yürümek