ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
532 kelime · V Sayfa 1 / 9

vage

belirsiz; muğlak

die Validität

geçerlilik

variabel

değişken; ayarlanabilir

die Variation

çeşitleme; farklı biçim

variieren

değişmek; farklılık göstermek ; değiştirmek; çeşitlemek

die Vase

vazo

der Vater

baba

der Veganer

vegan

der Vegetarier

vejetaryen

vegetarisch

vejetaryen; etsiz

vehement

şiddetli; hararetli

das Velo

bisiklet (İsviçre)

die Vene

toplardamar; ven

verabredet

buluşmak üzere sözleşmiş; randevulu

die Verabredung

buluşma; randevu

verabreichen

ilaç vermek; uygulamak

die Verachtung

hor görme; küçümseme

verallgemeinern

genellemek

die Veränderung

değişim; değişiklik

verankern

sağlamca sabitlemek; demirlemek ; güvenceye almak; yerleştirmek

veranlagt

yatkın; doğal yeteneği olan ; vergisi tarh edilmiş; vergiye tabi tutulmuş

die Veranlagung

yatkınlık; doğal yetenek ; vergi tarhı; vergilendirme

veranlassen

yaptırmak; talimat vermek ; sevk etmek; yöneltmek

veranschaulichen

somutlaştırmak; örnekle açıklamak

veranstalten

düzenlemek; etkinlik yapmak

der Veranstalter

organizatör; düzenleyici

die Veranstaltung

etkinlik

verantworten

sorumluluğunu üstlenmek; hesabını verebilmek ; yaptıklarının hesabını vermek

verantwortlich

sorumlu

die Verantwortung

sorumluluk

verarbeiten

işlemek; ürüne dönüştürmek ; duygusal olarak işlemek; baş etmek ; veri işlemek

die Verarbeitung

işleme; malzemeyi işleme ; yaşantıları işleme; yaşananlarla baş etme ; veri işleme

verärgern

kızdırmak; canını sıkmak

die Verärgerung

kızgınlık; can sıkıntısı

das Verb

fiil; eylem

verbal

sözlü; sözel

der Verband

birlik; federasyon; dernek ; bandaj; pansuman

verbauen

yapı yaparak kapatmak ; bir fırsatı yok etmek; önünü kapatmak ; yapıya yerleştirmek; monte etmek

verbergen

gizlemek; saklamak

verbieten

yasaklamak

verbinden

bağlamak; sarmak (yara)

verbindlich

bağlayıcı; zorunlu ; nazik; kibar

die Verbindlichkeit

bağlayıcılık; bağlayıcı taahhüt ; borç; mali yükümlülük

die Verbindung

bağlantı

verblassen

solmak; silikleşmek

verbleiben

kalmak ; anlaşmak; öyle kararlaştırmak

verblüffen

hayrete düşürmek; şaşırtmak

das Verbot

yasak

verboten

yasak

das Verbotsgesetz

yasaklama yasası

verbrauchen

tüketmek; kullanmak

das Verbrechen

suç; ağır suç

der Verbrecher / die Verbrecherin

suçlu

verbreiten

yaymak; yaygınlaştırmak

verbreitet

yaygın

die Verbreitung

yayılma; yayma; dağıtım

verbringen

geçirmek (zaman)

verbummeln

dalgınlıkla kaybetmek ; boşa geçirmek; oyalanarak harcamak

sich verbünden

ittifak kurmak; güçlerini birleştirmek

der Verdacht

şüphe