Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
auf Granit beißen
kesin retle karşılaşmak; duvara toslamak
die Aufarbeitung
geçmişle hesaplaşma; olayları eleştirel inceleme ; onarım; yenileme
der Aufbau
kurma; inşa; geliştirme ; yapı; düzen
aufbereiten
bilgiyi işleyip sunmak ; arıtmak; yeniden kullanıma hazırlamak
aufbessern
biraz artırmak; iyileştirmek
aufbrechen
yola çıkmak ; zorlayarak açmak; kırıp açmak ; ortadan kaldırmak; kırmak
aufbringen
bulup sağlamak; toplamak ; kızdırmak; karşı cepheye itmek ; yüzeye uygulamak; sürmek
der Aufbruch
yola çıkış; hareket ; yeni başlangıç; değişime yönelme
aufbürden
yüklemek; yük bindirmek
aufdecken
ortaya çıkarmak; açığa çıkarmak ; sofra kurmak
aufdrücken
iterek açmak ; zorla yüklemek; dayatmak
aufeinander
birbirine; birbiriyle
aufeinandertreffen
karşılaşmak; bir araya gelmek
der Aufenthalt
kalış; konaklama; duraklama
die Aufenthaltserlaubnis
oturma izni
auffallen
fark edilmek; dikkat çekmek
auffällig
dikkat çekici; göze çarpan ; olağan dışı; dikkat gerektiren
auffangen
düşmeden yakalamak; tutmak ; olumsuz etkileri telafi etmek; karşılamak ; akan sıvıyı toplamak
die Auffassung
görüş; kanaat; yorum ; kavrayış; anlama yetisi
auffordern
istemek; çağrıda bulunmak
die Aufforderung
talep; çağrı
auffrischen
tazelemek; bilgileri yenilemek ; rüzgâr sertleşmek
aufführen
sahnelemek; listelemek
die Aufführung
sahneleme; gösteri; temsil
die Aufgabe
görev; alıştırma
das Aufgabengebiet
görev alanı
die Aufgabenteilung
iş bölümü
aufgeben
vazgeçmek; teslim etmek; postaya vermek
aufgedunsen
şişmiş; şişkin
aufgehen
açılmak ; ufuktan doğmak ; kabarmak ; planlandığı gibi sonuçlanmak
die Aufgeschlossenheit
açık fikirlilik
aufgreifen
ele alıp sürdürmek ; bulup gözetim altına almak
aufgrund
nedeniyle; yüzünden
aufhalten
oyalamak; durdurmak; bulunmak
aufheben
yerden almak; saklamak; kaldırmak
Aufhebens machen
yaygara koparmak; büyütmek
aufhören
durmak; sona ermek; bırakmak
aufklären
aydınlatmak; açıklığa kavuşturmak ; bilgilendirmek; bilinçlendirmek
die Aufklärung
aydınlatma; soruşturma ; bilgilendirme; bilinçlendirme ; Aydınlanma Çağı
aufkommen
ortaya çıkmak; doğmak ; masrafı karşılamak; ödemek
aufladen
şarj etmek; yüklemek
die Auflage
baskı; baskı adedi ; koşul; yükümlülük ; minder; koruyucu örtü
auflegen
telefonu kapatmak ; üzerine koymak ; DJ'lik yapmak; müzik çalmak
aufleuchten
yanmak; ışık vermeye başlamak ; birden belirmek; parlamak
aufliegen
üzerine oturmak; düz temas etmek ; incelemeye açık olmak ; yatak yarası oluşmak
auflisten
listelemek; tek tek sıralamak
auflösen
çözmek; eritmek; dağıtmak
die Auflösung
fesih; dağıtılma ; çözüm; açıklama; düğümün çözülmesi ; çözünürlük ; çözünme
aufmachen
açmak ; açılmak (iş yeri)
aufmerksam
dikkatli; ilgili
die Aufnahme
kayıt; kabul; fotoğraf
die Aufnahmeprüfung
giriş sınavı
aufnehmen
kaydetmek; kabul etmek; içeri almak
aufpassen
dikkat etmek; göz kulak olmak
das Aufputschmittel
uyarıcı madde
(sich) aufraffen
kendini toparlayıp harekete geçmek ; alelacele toplamak
aufräumen
toparlamak; düzenlemek
aufrecht
dik ; dürüst; ilkeli
aufrechterhalten
sürdürmek; ayakta tutmak
aufregen
kızdırmak; heyecanlandırmak; sinirlenmek