Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
antreten
göreve başlamak ; yarışmak; rakiple karşılaşmak
der Antrieb
tahrik; itici güç ; motivasyon; içsel itki
antun
acı vermek; kötülük yapmak
die Antwort
cevap; yanıt
der Antwortbogen
cevap kâğıdı
antworten
cevap vermek; yanıtlamak
anvertrauen
emanet etmek; güvenip vermek ; içini dökmek; açılmak
der Anwalt / die Anwältin
avukat
anweisen
talimat vermek; emretmek ; ödeme talimatı vermek; havale etmek
die Anweisung
talimat ; ödeme talimatı
anwenden
uygulamak; kullanmak
die Anwendung
uygulama; kullanım ; uygulama; yazılım
anwesend
hazır bulunan; mevcut
die Anwesenheit
bulunma; katılım
der Anwohner
yöre sakini; çevrede oturan kişi
die Anzahl
sayı; adet
das Anzeichen
belirti; işaret
die Anzeige
ilan; suç duyurusu; gösterge
anzeigen
göstermek; ihbar etmek
die Anziehungskraft
çekim kuvveti ; çekicilik; cazibe
der Anziehungspunkt
cazibe merkezi; ilgi odağı
der Anzug
takım elbise
anzünden
yakmak; tutuşturmak
das Apartment
daire
der Apfel
elma
die Apophase
apofaz (bir konudan söz etmeyeceğini söyleyerek aslında onu gündeme getirme) ; apofatik teoloji; olumsuz teoloji (Tanrı'yı ne olmadığını söyleyerek anlatma)
die Aporie
aporia; mantıksal çıkmaz (akıl yürütmede görünürde çözüm yolu bulunamayan güçlük)
die Apostrophe
apostrof; retorik seslenme (orada olmayan bir kişiye, ölüye, nesneye veya soyut bir kavrama doğrudan hitap etme)
die Apotheke
eczane
die App
uygulama
der Apparat
cihaz; telefon
der Appell
çağrı; acil rica ; içtima; yoklama toplantısı
appellieren
çağrıda bulunmak; seslenmek
der Appetit
iştah
applaudieren
alkışlamak
der Applaus
alkış
die Aprikose
kayısı
der April
nisan
das Apriori
a priori bilgi; a priori öncül (deneyime dayanmadan gerekçelendirilen bilgi veya öncül)
die Arbeit
iş; çalışma; yazılı ödev
arbeiten
çalışmak
der Arbeiter / die Arbeiterin
işçi
der Arbeitgeber
işveren
der Arbeitnehmer
çalışan; işçi
der Arbeitsablauf
iş akışı
die Arbeitsatmosphäre
çalışma atmosferi
der Arbeitsaufwand
gereken emek; iş yükü
die Arbeitserlaubnis
çalışma izni
das Arbeitsgebiet
çalışma alanı; görev alanı
das Arbeitsgericht
iş mahkemesi
arbeitsintensiv
emek yoğun
das Arbeitsklima
işyeri atmosferi
die Arbeitskraft
çalışma gücü ; işçi; çalışan
arbeitslos
işsiz
die Arbeitslosenquote
işsizlik oranı
die Arbeitslosigkeit
işsizlik
der Arbeitsmarkt
işgücü piyasası
der Arbeitsplatz
iş; iş yeri; çalışma alanı
die Arbeitsstelle
iş; iş yeri
der Arbeitstag
iş günü