Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
die Annäherung
yakınlaşma; görüşlerin yaklaşması ; yaklaşma
annehmen
varsaymak; kabul etmek
die Annexion
ilhak
die Annonce
ilan
die Anonymität
anonimlik; kimliğin bilinmemesi
anordnen
emretmek; talimat vermek ; düzenlemek; yerleştirmek
die Anordnung
emir; talimat ; yerleşim; düzen
anormal
anormal; olağan dışı
anpacken
sıkıca kavramak ; ele almak; işe koyulmak
anpassen (sich) (an + A.)
uyarlamak; uyum sağlamak
die Anpassung
uyarlama; ayarlama
anrechnen
saymak; yerine kabul etmek ; takdir etmek; hakkını vermek
die Anrede
hitap; hitap şekli
anregend
ufuk açıcı; düşünmeye sevk eden
die Anregung
öneri; esin ; uyarma; canlandırma
der Anreiz
teşvik; özendirici unsur
der Anruf
telefon araması
der Anrufbeantworter
telesekreter
anrufen
telefonla aramak
anrühren
karıştırarak hazırlamak ; dokunmak; yiyip içmek ; duygulandırmak
die Ansage
anons; kayıtlı mesaj
ansagen
duyurmak; anons etmek
anschaffen
edinmek; satın almak
anschaulich
canlı; açık; göz önünde canlandıran
anscheinend
görünüşe göre; anlaşılan
anschließen
bağlamak; fişe takmak
der Anschluss
bağlantı; aktarma bağlantısı
anschmiegsam
sokulgan; sevecen ; yumuşak ve vücuda uyumlu; esnek
anschnallen
kemerini bağlamak; kemerle sabitlemek
die Anschuldigung
suçlama; itham
ansehen
bakmak; izlemek; olarak görmek
das Ansehen
itibar; saygınlık
ansehnlich
hatırı sayılır; kayda değer ; göze hoş gelen; güzel
ansetzen
dayamak; yaklaştırmak ; başlamak; söze girişmek ; tarih belirlemek; süre ayırmak ; tahmin etmek; değer biçmek ; karışım hazırlamak; hamur mayalamak ; birikmek; tortu oluşturmak
ansiedeln
yerleştirmek; yerleşmek ; hikâyenin mekânını belirlemek
ansonsten
onun dışında; diğer yönlerden ; aksi takdirde
die Anspielung
gönderme; ima
die Ansprache
kısa konuşma; hitap ; kişiye hitap etme; kişisel yaklaşım
ansprechen
söz yöneltmek; konuya değinmek
ansprechend
çekici; göze hoş gelen
der Anspruch
hak; talep; beklenti
anspruchslos
az bakım isteyen; dayanıklı ; kanaatkâr; fazla şey istemeyen
anspruchsvoll
zorlayıcı; emek isteyen ; seçici; beklentileri yüksek
anstarren
gözünü dikip bakmak
ansteigen
artmak; yükselmek ; yokuş yukarı gitmek; yükselmek
anstelle
yerine
anstellen
sıraya girmek; işe almak; açmak (cihaz)
anstoßen
çarpmak ; başlatmak; tetiklemek ; kadeh tokuşturmak
anstreben
hedeflemek; amaçlamak
anstrengend
yorucu; zahmetli
die Anstrengung
çaba; gayret; efor
der Ansturm
akın; hücum; ani yoğunluk
das Antibiotikum
antibiyotik
antik
antik; İlk Çağ'a ait ; antika
die Antike
Antik Çağ; klasik antik dönem
der Antikörper
antikor
die Antilogie
antilogi (aynı konuda birbirine karşıt savlar geliştirme)
die Antithese
antitez; karşı sav ; antitez; retorik karşıtlık
der Antrag
başvuru; talep
antreffen
bulmak; rastlamak