Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
auslesen
ayıklamak; seçmek ; kayıtlı veriyi okumak
auslöschen
söndürmek ; silmek; yok etmek
auslösen
tetiklemek; başlatmak
der Auslöser
tetikleyici; başlatan neden ; deklanşör; tetik
ausloten
olanakları araştırmak; yoklamak ; su derinliğini ölçmek
ausmachen
kapatmak; kararlaştırmak; oluşturmak; rahatsız etmek
ausmalen
içini boyamak; renklendirmek ; hayalinde canlandırmak
das Ausmaß
boyut; kapsam; büyüklük
ausmerzen
ortadan kaldırmak; kökünü kazımak
ausmisten
ahır gübresini temizlemek ; gereksiz eşyaları ayıklamak
die Ausnahme
istisna
der Ausnahmezustand
olağanüstü hâl; istisnai durum
ausnahmsweise
istisna olarak; bu seferlik
ausnutzen
değerlendirmek; yararlanmak ; sömürmek; kötüye kullanmak
auspacken
bavulu boşaltmak; paketi açmak
die Ausprägung
görünüm; gelişme derecesi
ausprobieren
denemek
ausrauben
soymak; gasp etmek
ausräumen
boşaltmak ; şüphe veya engeli gidermek
ausreichen
yetmek; yeterli olmak
ausreichend
yeterli
ausreichend / die Vier
yeterli; 4 notu (Almanya)
die Ausreise
ülkeden çıkış
ausreisen
ülkeden ayrılmak
ausrichten
iletmek; düzenlemek
die Ausrichtung
yönelim; odak ; hizalama; yönlendirme ; düzenleme; ev sahipliği
ausrufen
haykırmak; seslenmek ; ilan etmek
die Ausrüstung
ekipman; donanım
die Aussage
ifade; önerme
aussagekräftig
anlamlı; bilgi verici
aussagen
ifade vermek; tanıklık etmek ; göstermek; bilgi vermek
ausschalten
kapatmak (cihaz)
ausscheiden
ayrılmak; elenmek ; seçenek olmaktan çıkmak ; vücuttan atmak
der Ausschlag
döküntü ; belirleyici etken ; ibre sapması
ausschlaggebend
belirleyici
ausschließen
dışlamak; ihtimal dışı bırakmak
ausschließlich
yalnızca; sadece
der Ausschluss
dışlama; üyelikten çıkarma ; dışarıda bırakma; hesaba katmama
der Ausschnitt
kesit; alıntı; bölüm ; yaka açıklığı; dekolte
die Ausschreibung
ihale ilanı; başvuru çağrısı
der Ausschuss
komisyon; kurul ; hatalı üretim; ıskarta
aussehen
görünmek
außen
dışarıda; dıştan
der Außenminister
dışişleri bakanı
außer
hariç; dışında
außerdem
ayrıca; üstelik
außergewöhnlich
olağanüstü; sıra dışı
außerhalb
dışında
äußerlich
dış görünüş açısından; dışsal
die Äußerlichkeit
dış görünüş; yüzeysel ayrıntı
äußern
ifade etmek; dile getirmek ; görüş bildirmek
außerordentlich
son derece; olağanüstü derecede ; olağanüstü; özel
äußerst
son derece; aşırı
aussetzen
zararlı koşullara maruz bırakmak ; terk etmek; bakımsız bırakmak ; askıya almak; geçici olarak durdurmak ; kesilmek; aralıklı olarak çalışmamak ; kusur bulmak; eleştirmek ; ödül koymak; ödül vaat etmek
die Aussicht
manzara; beklenti
die Aussprache
telaffuz; söyleniş
aussprechen
telaffuz etmek; dile getirmek
der Ausspruch
söz; deyiş
ausstatten
donatmak
die Ausstattung
donanım; tefriş; özellikler