Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
ausbreiten
sermek; yaymak ; yayılmak
ausbremsen
frenle yavaşlatmaya zorlamak ; yavaşlatmak; engellemek
ausbügeln
ütüleyerek düzeltmek ; hatayı düzeltmek; telafi etmek
die Ausdauer
dayanıklılık; azim
ausdehnen
genişletmek; yaymak ; genleşmek
die Ausdehnung
genişletme; uzatma ; genişlik; kaplanan alan
der Ausdruck
ifade ; çıktı
ausdrucken
yazdırmak; çıktı almak
ausdrücklich
açıkça; özellikle
die Ausdrucksweise
anlatım tarzı; ifade biçimi
auseinander
ayrı; birbirinden uzak
auseinanderhalten
ayırt etmek
auseinanderreißen
yırtıp parçalamak ; zorla ayırmak; parçalamak
die Auseinandersetzung
ayrıntılı ele alma; eleştirel inceleme ; tartışma; çatışma
die Ausfahrt
çıkış; araç çıkışı
der Ausfall
arıza; kesinti; devre dışı kalma ; maddi kayıp; gelir kaybı
ausfallen
iptal olmak; arızalanmak
ausfeilen
ince işçilikle geliştirmek; rötuşlamak ; eğeleyerek şekillendirmek
der Ausflug
gezi
der Ausflügler
günübirlik gezgin
ausführen
gerçekleştirmek; yerine getirmek ; ayrıntılı açıklamak ; ihraç etmek
ausführlich
ayrıntılı; kapsamlı
die Ausführung
yapma; uygulama ; model; sürüm ; açıklamalar; anlatım
ausfüllen
doldurmak; kaplamak
die Ausgabe
baskı; sayı; harcama
der Ausgang
çıkış; çarşı izni; sonuç
der Ausgangspunkt
başlangıç noktası
ausgeben
harcamak; dağıtmak; vermek
ausgebildet
eğitimli; yetişmiş
ausgehen
dışarı çıkmak; sönmek; tükenmek; varsaymak
ausgeklügelt
incelikle tasarlanmış; gelişmiş
ausgelassen
neşeli; coşkulu
ausgeprägt
belirgin; güçlü
ausgerechnet
tam da; başka gün yokmuş gibi
ausgereift
olgunlaşmış; tam geliştirilmiş
ausgesprochen
son derece; oldukça
ausgewogen
dengeli
ausgezeichnet
mükemmel
der Ausgleich
telafi; denge ; beraberlik golü
ausgleichen
dengelemek; telafi etmek ; skoru eşitlemek
ausgleichend
uzlaştırıcı; dengeleyici
ausgrenzen
dışlamak
die Ausgrenzung
dışlama; ötekileştirme
aushalten
dayanmak; katlanmak ; dayanmak; taşımak
die Aushilfe
geçici yardımcı; geçici çalışan
ausklingen
yavaşça sona ermek; sesi sönmek
auskommen
geçinmek; yetinmek ; iyi anlaşmak
die Auskunft
bilgi; danışma
das Ausland
yurt dışı
der Ausländer / die Ausländerin
yabancı; yabancı uyruklu kişi
die Ausländerquote
yabancı uyruklu oranı veya kotası
ausländisch
yabancı; yurt dışına ait
die Auslandserfahrung
yurt dışı deneyimi
das Auslandssemester
yurt dışında öğrenim dönemi
der Auslauf
dolaşma ve hareket etme imkânı ; çıkış ağzı
auslaufen
sızmak; akmak ; süresi dolmak ; limandan ayrılmak; denize açılmak
das Auslaufmodell
üretimden kaldırılan model ; çağını dolduran şey
auslegen
ortaya koymak; erişime sunmak ; yorumlamak ; parasını geçici olarak ödemek
die Auslegung
yorum; yorumlama ; teknik tasarım; boyutlandırma
die Auslese
eleme; seçme ; seçki ; Auslese; seçilmiş olgun üzümlerden şarap