Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
das Potenzial
potansiyel; kullanılmamış yetenek ; potansiyel; kuvvet alanındaki potansiyel
potenziell
potansiyel; olası
das Poulet
tavuk (İsviçre)
die Prädisposition
yatkınlık; eğilim
die Präferenz
tercih
prägen
basmak; kabartma yapmak; damgalamak ; kalıcı biçimde etkilemek; şekillendirmek
die Pragmatik
edimbilim; dilin kullanımını inceleyen alan ; pratik düşünce; uygulanabilir yaklaşım
pragmatisch
pragmatik; pratik ; edimbilimsel; bağlamdaki dil kullanımıyla ilgili
der Pragmatismus
pragmatizm; pratik yaklaşım ; pragmatizm; pratik sonuçları esas alan felsefe
der Praktikant / die Praktikantin
stajyer
das Praktikum
staj
praktisch
pratik; kullanışlı; neredeyse
praktizieren
uygulamak; düzenli yapmak ; hekimlik yapmak
die Prämisse
öncül; varsayım
das Präparat
ilaç; tıbbi preparat ; preparat; hazırlanmış örnek
präsent
zihinde canlı; akılda ; mevcut; etkin biçimde bulunan
die Präsentation
sunum
präsentieren
sunmak
die Prävention
önleme; koruyucu tedbir
die Praxis
uygulama; pratik ; muayenehane
präzise
kesin; hassas; doğru
die Präzisionsmedizin
hassas tıp; kişiye göre hedefli tıp
der Preis
fiyat; ödül
der Preisdruck
fiyatları düşürme baskısı
preisen
övmek; yüceltmek
preiswert
uygun fiyatlı; hesaplı
prellen
dolandırmak; parasını ödemeyerek aldatmak ; ezmek; darbe sonucu zedelemek ; top sektirmek; top sürmek
der Premier
başbakan
die Premiere
prömiyer; ilk gösterim
der Premierminister
başbakan
die Presse
basın
die Pressekonferenz
basın toplantısı
pressen
bastırmak; sıkıştırmak ; sıkmak; suyunu çıkarmak
das Prestige
itibar; prestij
prickelnd
gazlı; karıncalandıran ; heyecan verici; uyarıcı
der Priester
rahip; papaz
prima
harika; çok iyi
die Primarschule
ilkokul (İsviçre)
das Printmedium
basılı yayın
der Prinz
prens
das Prinzip
ilke; prensip
prinzipiell
ilke olarak; genel olarak ; temel; ilkelere ilişkin
die Priorität
öncelik
privat
özel
die Privatsphäre
özel hayat; mahremiyet
pro
başına; her
der Pro-Kopf-Verbrauch
kişi başına tüketim
der Proband
denek; araştırma katılımcısı
probeweise
deneme amacıyla
probieren
denemek ; tadına bakmak
probiotisch
probiyotik
das Problem
sorun; problem
problematisch
sorunlu; güçlük yaratan
die Problemlösung
problem çözme
das Produkt
ürün
die Produktion
üretim
die Produktionskosten
üretim maliyetleri
die Produktpiraterie
ürün taklitçiliği; sahte ürün üretimi
die Produktsicherheit
ürün güvenliği
der Produzent
üretici ; film veya medya yapımcısı