ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 90 / 142

plädieren

savunmak; lehine görüş bildirmek

plagen

eziyet etmek; rahatsız etmek ; zorlanmak; didinmek

das Plakat

afiş

der Plan

plan; kroki

planen

planlamak

der Planet

gezegen

die Plantage

plantasyon; büyük tarım işletmesi

die Planung

planlama; planlar

das Plastik

plastik

die Plastikflut

plastik seli; aşırı plastik atık

platt

düz; inmiş; yassılaşmış ; bitkin; tükenmiş ; basmakalıp; bayağı

die Platte

levha; döşeme taşı; plaka ; plak

die Plattform

platform

die Plattformökonomie

platform ekonomisi

der Platz

meydan; yer; alan; koltuk

platzen

patlamak ; suya düşmek; gerçekleşmemek

plausibel

akla yatkın; makul

die Plausibilität

akla yatkınlık; makullük

der Plot

olay örgüsü ; grafik; veri çizimi

plötzlich

ani; aniden

die Pluralität

çoğulluk; çeşitlilik

plus

artı

das Plutonium

plütonyum

pochend

zonklayan

poetisch

şiirsel

die Pointe

can alıcı son; esprinin vurucu noktası

pokern

poker oynamak ; blöf yapmak; taktiksel risk almak

polarisieren

kutuplaştırmak

der Pole

Polonyalı erkek

die Polemik

polemik; sert tartışmacı eleştiri

die Politik

siyaset; politika

der Politiker / die Politikerin

siyasetçi

die Politikverdrossenheit

siyasetten bezginlik; siyasete küskünlük

die Politikwissenschaft

siyaset bilimi

politisch

siyasi

die Polizei

polis

der Polizist / die Polizistin

polis memuru

der Pollen

polen; çiçek tozu

polnisch

Polonya'ya ait; Lehçe

die Pommes frites

patates kızartması

populär

popüler; yaygın

die Popularität

popülerlik; sevilirlik

die Population

tür popülasyonu

der Populismus

popülizm (genellikle halkı seçkinlerin karşısına koyan ve gerçek halk iradesini temsil ettiğini öne süren siyasi tutum veya söylem)

das Portal

anıtsal giriş kapısı; taçkapı ; internet portalı

das Portemonnaie / das Portmonee

cüzdan

die Portion

porsiyon

das Porträt

portre

die Position

konum; yer ; görev; pozisyon ; tutum; görüş

(sich) positionieren

konumlandırmak; yerleştirmek ; tavır almak; konumunu belirlemek

positiv

olumlu; pozitif

der Positivismus

pozitivizm; olguculuk

die Post

posta; postane

die Postdemokratie

postdemokrasi (seçimler sürerken önemli kararların giderek dar bir seçkin grubun etkisine girmesini anlatan eleştirel kavram)

der Posten

görev; makam ; kalem; kayıt; mal partisi ; nöbetçi; nöbet yeri

das Poster

poster; afiş

die Postkarte

kartpostal

die Postleitzahl

posta kodu

der Pöstler

postacı (İsviçre)

die Postmoderne

postmodernizm; postmodern dönem (modernizm sonrasında ortaya çıkan kültürel yaklaşımlar ve bunlarla ilişkili dönem; genellikle tek ve kesin açıklamaları sorgular, farklılıkları ve çeşitli bakış açılarını öne çıkarır)