Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
plädieren
savunmak; lehine görüş bildirmek
plagen
eziyet etmek; rahatsız etmek ; zorlanmak; didinmek
das Plakat
afiş
der Plan
plan; kroki
planen
planlamak
der Planet
gezegen
die Plantage
plantasyon; büyük tarım işletmesi
die Planung
planlama; planlar
das Plastik
plastik
die Plastikflut
plastik seli; aşırı plastik atık
platt
düz; inmiş; yassılaşmış ; bitkin; tükenmiş ; basmakalıp; bayağı
die Platte
levha; döşeme taşı; plaka ; plak
die Plattform
platform
die Plattformökonomie
platform ekonomisi
der Platz
meydan; yer; alan; koltuk
platzen
patlamak ; suya düşmek; gerçekleşmemek
plausibel
akla yatkın; makul
die Plausibilität
akla yatkınlık; makullük
der Plot
olay örgüsü ; grafik; veri çizimi
plötzlich
ani; aniden
die Pluralität
çoğulluk; çeşitlilik
plus
artı
das Plutonium
plütonyum
pochend
zonklayan
poetisch
şiirsel
die Pointe
can alıcı son; esprinin vurucu noktası
pokern
poker oynamak ; blöf yapmak; taktiksel risk almak
polarisieren
kutuplaştırmak
der Pole
Polonyalı erkek
die Polemik
polemik; sert tartışmacı eleştiri
die Politik
siyaset; politika
der Politiker / die Politikerin
siyasetçi
die Politikverdrossenheit
siyasetten bezginlik; siyasete küskünlük
die Politikwissenschaft
siyaset bilimi
politisch
siyasi
die Polizei
polis
der Polizist / die Polizistin
polis memuru
der Pollen
polen; çiçek tozu
polnisch
Polonya'ya ait; Lehçe
die Pommes frites
patates kızartması
populär
popüler; yaygın
die Popularität
popülerlik; sevilirlik
die Population
tür popülasyonu
der Populismus
popülizm (genellikle halkı seçkinlerin karşısına koyan ve gerçek halk iradesini temsil ettiğini öne süren siyasi tutum veya söylem)
das Portal
anıtsal giriş kapısı; taçkapı ; internet portalı
das Portemonnaie / das Portmonee
cüzdan
die Portion
porsiyon
das Porträt
portre
die Position
konum; yer ; görev; pozisyon ; tutum; görüş
(sich) positionieren
konumlandırmak; yerleştirmek ; tavır almak; konumunu belirlemek
positiv
olumlu; pozitif
der Positivismus
pozitivizm; olguculuk
die Post
posta; postane
die Postdemokratie
postdemokrasi (seçimler sürerken önemli kararların giderek dar bir seçkin grubun etkisine girmesini anlatan eleştirel kavram)
der Posten
görev; makam ; kalem; kayıt; mal partisi ; nöbetçi; nöbet yeri
das Poster
poster; afiş
die Postkarte
kartpostal
die Postleitzahl
posta kodu
der Pöstler
postacı (İsviçre)
die Postmoderne
postmodernizm; postmodern dönem (modernizm sonrasında ortaya çıkan kültürel yaklaşımlar ve bunlarla ilişkili dönem; genellikle tek ve kesin açıklamaları sorgular, farklılıkları ve çeşitli bakış açılarını öne çıkarır)