ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 108 / 142

das Spektakel

görkemli gösteri

spektakulär

görkemli; çarpıcı

das Spektrum

tayf; frekans veya dalga boyu aralığı ; yelpaze; çeşitlilik aralığı

die Spekulation

tahmin; varsayım; spekülasyon ; finansal spekülasyon

spekulieren

tahminde bulunmak; varsayım yürütmek ; spekülasyon yapmak ; bir beklentiye bel bağlamak

sperren

bloke etmek; erişimi kapatmak ; trafiğe kapatmak; geçişi engellemek

der Spezialist / die Spezialistin

uzman

speziell

özel; belirli

die Spezies

tür

der Spiegel

ayna

spiegeln

görüntüyü yansıtmak ; yansıtmak; kendini göstermek

das Spiel

oyun; maç; oyunculuk

spielen

oynamak; çalmak; rol almak

der Spieler / die Spielerin

oyuncu

spielerisch

oyunla; oyun oynarcasına ; zahmetsizce; çok kolaymış gibi

die Spielgruppe

oyun grubu

der Spielplan

maç takvimi; gösteri programı

der Spielplatz

oyun alanı; çocuk parkı

der Spielraum

hareket alanı; esneklik payı

die Spielsucht

kumar veya oyun bağımlılığı

spielsüchtig

kumar veya oyun bağımlısı

das Spielzeug

oyuncak; oyuncaklar

spinnen

saçmalamak; kafayı yemek ; iplik eğirmek

spitz

sivri; keskin

die Spitzenkraft

üstün nitelikli çalışan; alanında en iyi uzman

der Spitzensport

üst düzey spor; elit spor

der Sponsor

sponsor

spontan

kendiliğinden; plansız

die Spontaneität

kendiliğindenlik; doğaçlama davranma

der Sport

spor; egzersiz ; beden eğitimi

die Sportart

spor dalı

der Sportler / die Sportlerin

sporcu

sportlich

sportif; spor (giyim)

das Sportpensum

egzersiz miktarı; spor yükü

der Sportplatz

spor sahası

der Spot

reklam filmi; reklam spotu

der Spott

alay; istihza

die Sprache

dil

die Sprachenpolitik

dil politikası

das Sprachensterben

dillerin yok olması

die Sprachentwicklung

dil gelişimi

die Sprachenvielfalt

dil çeşitliliği

die Spracherkennung

konuşma tanıma

der Spracherwerb

dil edinimi

die Spracherwerbstheorie

dil edinimi kuramı

das Sprachgebiet

dil bölgesi

das Sprachgefüge

dil yapısı

das Sprachgefühl

dil sezgisi

die Sprachgewalt

güçlü anlatım; dilin ifade kudreti

das sprachliche Relativitätsprinzip

dilsel görelilik ilkesi (dilin düşünme ve algılama biçimini etkileyebileceği, ama zorunlu olarak bütünüyle belirlemediği görüşü)

sprachlos

dili tutulmuş; söyleyecek söz bulamayan

die Sprachlosigkeit

dili tutulma; söyleyecek söz bulamama ; iletişimsizlik; diyaloğun kopması

das Sprachrohr

sözcü; kamuya seslenen araç ; konuşma borusu; ses hunisi

der Sprachschatz

söz varlığı

die Sprachskepsis

dilin anlatım gücüne kuşkuyla yaklaşma

das Sprachspiel

kelime oyunu; dil oyunu ; dil oyunu; bağlam içinde dil kullanımı

die Sprachstörung

dil bozukluğu

die Sprachverarbeitung

dil işleme

die Sprechblase

konuşma balonu

sprechen

konuşmak