Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
zuordnen
eşleştirmek; atamak
die Zuordnung
eşleştirme; sınıflandırma; atfetme
sich zurechtfinden
yolunu bulmak; duruma alışmak
zurechtkommen
baş etmek; idare etmek
zurück
geri; geriye
zurückbleiben
geride kalmak ; beklentinin altında kalmak; geride kalmak
zurückblicken
arkaya bakmak ; geçmişe bakmak
zurückdenken
geçmişi düşünmek; hatırlamak
zurückerhalten
geri almak
zurückerobern
geri almak; yeniden ele geçirmek
zurückfahren
geri dönmek (araçla)
zurückführen
bir nedene bağlamak; kaynağına götürmek ; geri götürmek; eski hâline döndürmek
zurückgeben
geri vermek; iade etmek
zurückgehen
geri gitmek; dönmek ; azalmak; gerilemek
zurückgreifen
yararlanmak; başvurmak
zurückhalten
geri tutmak; engellemek ; saklamak; vermemek ; kendini tutmak; geri planda kalmak
zurückhaltend
çekingen; ölçülü; mesafeli
zurückkommen
geri gelmek; dönmek
zurücklassen
geride bırakmak
zurücklaufen
yürüyerek veya koşarak dönmek
zurücklegen
mesafe katetmek ; bir kenara koymak; biriktirmek ; yerine geri koymak
zurückliegen
geçmişte kalmak ; geride olmak
zurückschalten
vites küçültmek ; tempoyu düşürmek; yavaşlamak
zurückschrecken
irkilip geri çekilmek ; çekinmek; kaçınmak
zurücktreten
istifa etmek; görevden ayrılmak ; geri çekilmek; geriye adım atmak ; sözleşmeden dönmek
zurückweisen
reddetmek; çürütmek
(sich) zurückziehen
geri çekmek; geriye hareket ettirmek ; geri çekmek; geri almak ; çekilmek; inzivaya çekilmek
zurzeit
şu anda; şu sıralar
die Zusage
taahhüt; kabul; söz
zusagen
kabul etmek; söz vermek; hoşuna gitmek
zusammen
birlikte
die Zusammenarbeit
iş birliği
zusammenarbeiten
birlikte çalışmak; iş birliği yapmak
zusammenbrechen
çökmek; yıkılmak ; bedensel veya ruhsal olarak çökmek
der Zusammenbruch
çöküş; çökme ; bedensel veya ruhsal çöküntü
zusammenfassen
özetlemek
die Zusammenfassung
özet
zusammenfügen
birleştirmek; monte etmek
zusammenführen
bir araya getirmek; birleştirmek
zusammengehören
birbirine ait olmak; bir bütün oluşturmak
zusammenhalten
birbirini desteklemek; dayanışmak ; bir arada tutmak
der Zusammenhang
bağlantı; bağlam
zusammenhängen
bağlantılı olmak; ilişkili olmak
zusammenkommen
buluşmak; bir araya gelmek ; birikmek; toplamına ulaşmak
zusammenleben
birlikte yaşamak
der Zusammenschluss
birleşme; birlik oluşturma
der Zusammenschnitt
kurgu derlemesi; montaj
zusammensetzen
birleştirmek; monte etmek ; oluşmak; meydana gelmek ; birlikte oturup görüşmek
die Zusammensetzung
bileşim; yapı
zusammentragen
bir araya getirmek; derlemek
der Zusatz
ek; ek açıklama ; katkı maddesi; madde eklenmesi
zusätzlich
ek; ayrıca
der Zusatzstoff
katkı maddesi
zuschauen
izlemek; seyretmek
der Zuschauer / die Zuschauerin
seyirci; izleyici
der Zuschlag
ek ücret
zuschlagen
çarparak kapatmak ; vurmak; darbe indirmek ; fırsatı hemen değerlendirmek
zuschreiben
atfetmek; bağlamak
die Zuschrift
okur mektubu; kuruma gönderilen yazı
der Zuschuss
hibe; mali destek