Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
der Kittel
iş önlüğü; laboratuvar önlüğü
die Klage
dava ; şikâyet; yakınma
klagen
şikâyet etmek; dava açmak
die Klammer
ataş; kelepçe; mandal ; parantez; ayraç
klammheimlich
çaktırmadan; gizlice
die Klamotten
kıyafetler (gündelik)
der Klang
tını; ses
klappen
yolunda gitmek; katlamak; yatırmak
der Klappentext
kitap tanıtım yazısı; kapak yazısı
klar
açık; belli; berrak
klären
açıklığa kavuşturmak; çözmek
die Klarheit
açıklık; anlaşılırlık ; berraklık
klarmachen (sich)
açıkça anlatmak; açıklamak ; farkına varmak; kendine açıklığa kavuşturmak
klasse
harika
die Klasse
sınıf
die Klassenarbeit
yazılı sınav
die Klassenfahrt
sınıf gezisi
die Klassik
klasik dönem; klasisizm (Alman edebiyatında özellikle Goethe ve Schiller ile ilişkilendirilen, denge ve uyumu öne çıkaran Weimar Klasisizmi) ; klasik müzik
der Klassiker
klasik eser; klasikleşmiş yapıt
der Klassizismus
neoklasisizm (Antik Yunan ve Roma'yı örnek alan, genellikle açık biçimleri, oranı ve ölçülülüğü öne çıkaran sanat üslubu)
klatschen
alkışlamak; el çırpmak
klauen
çalmak; aşırmak
die Klausur
yazılı sınav ; kapalı toplantı; çalışma kampı
das Klavier
piyano
kleben
yapıştırmak; yapışmak
das Kleid
elbise
kleiden
giydirmek; giyinmek ; yakışmak
die Kleidung
giyim; kıyafetler
klein
küçük; kısa
die Klette
dulavrat otu; pıtrak ; yapışkan kişi; sülük gibi yapışan kişi
klettern
tırmanmak
der Klettverschluss
cırt cırtlı bant
der Klick
tıklama
klicken
tıklamak
das Klima
iklim
die Klimaanlage
klima
die Klimaanpassung
iklim değişikliğine uyum
die Klimafinanzierung
iklim finansmanı
das Klimamodell
iklim modeli
die Klimaneutralität
iklim nötrlüğü
der Klimawandel
iklim değişikliği
die Klimazone
iklim kuşağı
die Klinge
bıçak ağzı; kesici ağız
die Klingel
zil
klingeln
zil çalmak; çalmak
klingen
ses çıkarmak; kulağa gelmek
die Klinik
klinik; hastane
klinisch
klinik
das Klischee
klişe; kalıp yargı
klischeehaft
klişeleşmiş; kalıplaşmış
das Klo
tuvalet (gündelik)
klonen
biyolojik olarak klonlamak ; teknik kopyasını çıkarmak; klonlamak
klopfen
vurmak; kapıyı çalmak; çarpmak
der Kloß
hamur veya patates köftesi
das Kloster
manastır
die Kluft
yarık; uçurum ; uçurum; büyük ayrılık ; kılık; kıyafet
klug
zeki; akıllıca
knacken
çatırdamak; çıtırdamak ; kırıp açmak ; çözmek; üstesinden gelmek
der Knall
patlama sesi; gümleme ; kaçıklık; delilik
knapp
kıt; dar; ancak; biraz altında