Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
ausgleichend
uzlaştırıcı; dengeleyici
ausgrenzen
dışlamak
die Ausgrenzung
dışlama; ötekileştirme
aushalten
dayanmak; katlanmak ; dayanmak; taşımak
die Aushilfe
geçici yardımcı; geçici çalışan
ausklingen
yavaşça sona ermek; sesi sönmek
auskommen
geçinmek; yetinmek ; iyi anlaşmak
die Auskunft
bilgi; danışma
das Ausland
yurt dışı
der Ausländer / die Ausländerin
yabancı; yabancı uyruklu kişi
die Ausländerquote
yabancı uyruklu oranı veya kotası
ausländisch
yabancı; yurt dışına ait
die Auslandserfahrung
yurt dışı deneyimi
das Auslandssemester
yurt dışında öğrenim dönemi
der Auslauf
dolaşma ve hareket etme imkânı ; çıkış ağzı
auslaufen
sızmak; akmak ; süresi dolmak ; limandan ayrılmak; denize açılmak
das Auslaufmodell
üretimden kaldırılan model ; çağını dolduran şey
auslegen
ortaya koymak; erişime sunmak ; yorumlamak ; parasını geçici olarak ödemek
die Auslegung
yorum; yorumlama ; teknik tasarım; boyutlandırma
die Auslese
eleme; seçme ; seçki ; Auslese; seçilmiş olgun üzümlerden şarap
auslesen
ayıklamak; seçmek ; kayıtlı veriyi okumak
auslöschen
söndürmek ; silmek; yok etmek
auslösen
tetiklemek; başlatmak
der Auslöser
tetikleyici; başlatan neden ; deklanşör; tetik
ausloten
olanakları araştırmak; yoklamak ; su derinliğini ölçmek
ausmachen
kapatmak; kararlaştırmak; oluşturmak; rahatsız etmek
ausmalen
içini boyamak; renklendirmek ; hayalinde canlandırmak
das Ausmaß
boyut; kapsam; büyüklük
ausmerzen
ortadan kaldırmak; kökünü kazımak
ausmisten
ahır gübresini temizlemek ; gereksiz eşyaları ayıklamak
die Ausnahme
istisna
der Ausnahmezustand
olağanüstü hâl; istisnai durum
ausnahmsweise
istisna olarak; bu seferlik
ausnutzen
değerlendirmek; yararlanmak ; sömürmek; kötüye kullanmak
auspacken
bavulu boşaltmak; paketi açmak
die Ausprägung
görünüm; gelişme derecesi
ausprobieren
denemek
ausrauben
soymak; gasp etmek
ausräumen
boşaltmak ; şüphe veya engeli gidermek
ausreichen
yetmek; yeterli olmak
ausreichend
yeterli
ausreichend / die Vier
yeterli; 4 notu (Almanya)
die Ausreise
ülkeden çıkış
ausreisen
ülkeden ayrılmak
ausrichten
iletmek; düzenlemek
die Ausrichtung
yönelim; odak ; hizalama; yönlendirme ; düzenleme; ev sahipliği
ausrufen
haykırmak; seslenmek ; ilan etmek
die Ausrüstung
ekipman; donanım
die Aussage
ifade; önerme
aussagekräftig
anlamlı; bilgi verici
aussagen
ifade vermek; tanıklık etmek ; göstermek; bilgi vermek
ausschalten
kapatmak (cihaz)
ausscheiden
ayrılmak; elenmek ; seçenek olmaktan çıkmak ; vücuttan atmak
der Ausschlag
döküntü ; belirleyici etken ; ibre sapması
ausschlaggebend
belirleyici
ausschließen
dışlamak; ihtimal dışı bırakmak
ausschließlich
yalnızca; sadece
der Ausschluss
dışlama; üyelikten çıkarma ; dışarıda bırakma; hesaba katmama
der Ausschnitt
kesit; alıntı; bölüm ; yaka açıklığı; dekolte
die Ausschreibung
ihale ilanı; başvuru çağrısı