ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 57 / 142

herstellen

üretmek; kurmak (bağlantı)

der Hersteller

üretici

die Herstellung

üretim; imalat

herum

etrafında ; civarında (zaman) ; bitmiş; dolmuş (süre)

herumirren

yolunu bulamadan dolaşmak

(sich) herumschlagen

uğraşmak; baş etmeye çalışmak ; kavga etmek; dövüşmek

herunter

aşağı; aşağıya doğru

heruntergekommen

bakımsız; harap

herunterladen

indirmek (dosya)

hervorbringen

ortaya çıkarmak; üretmek

hervorgehen

bilgiden anlaşılmak ; ortaya çıkmak; doğmak

hervorheben

vurgulamak ; görsel olarak belirginleştirmek

die Hervorhebung

vurgulama; öne çıkarma

hervorragend

mükemmel; üstün

hervorrufen

yol açmak; uyandırmak; tetiklemek

sich hervortun

öne çıkmak; sivrilmek

das Herz

kalp; yürek

die Herz-Kreislauf-Erkrankung

kalp ve damar hastalığı

die Herzfrequenz

kalp atış hızı

herzhaft

tuzlu; doyurucu ; içtenlikle; gönülden

der Herzinfarkt

kalp krizi

herzlich

içten; samimi; içtenlikle

die Heterogenität

heterojenlik; çeşitlilik

heulen

ulamak; uğuldamak ; ağlamak; hüngür hüngür ağlamak

heute

bugün

heutzutage

günümüzde

hi

selam

hier

burada

die Hierarchie

hiyerarşi

hierbei

bu sırada; bunu yaparken

hierfür

bunun için; bu amaçla

hierher

buraya

die Hieroglyphe

hiyeroglif

hierzu

bunun için; bu konuda

hierzulande

bu ülkede

hiesig

buradaki; yerel

das Highlight

en güzel an; öne çıkan olay

die Hilfe

yardım

die Hilfeleistung

yardım; yardım etme

hilflos

çaresiz; yardıma muhtaç

hilfreich

yararlı; yardımcı

hilfsbereit

yardımsever

die Hilfskraft

yardımcı personel

das Hilfsmittel

yardımcı araç

der Himmel

gökyüzü; cennet

hin

oraya; bir yere ; bozuk; mahvolmuş

hinauf

yukarı; yukarıya doğru

hinausgehen

dışarı çıkmak

hinausposaunen

herkese duyurmak; düşüncesizce yaymak

hinausschieben

ertelemek; geciktirmek ; iterek dışarı çıkarmak

hinauswachsen

büyüyüp aşmak ; kendi sınırlarını aşmak

hinauswollen

demek istemek; sözü bir yere getirmek ; dışarı çıkmak istemek

hinauszögern

bilerek geciktirmek; sürüncemede bırakmak

hindern

engellemek; alıkoymak

das Hindernis

engel

hindeuten

işaret etmek; belirtisi olmak

hinein

içeri; içine

hineinschnuppern

kısaca deneyip tanımak

sich hineinversetzen

kendini başkasının yerine koymak

hinfahren

oraya araçla gitmek