Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
herstellen
üretmek; kurmak (bağlantı)
der Hersteller
üretici
die Herstellung
üretim; imalat
herum
etrafında ; civarında (zaman) ; bitmiş; dolmuş (süre)
herumirren
yolunu bulamadan dolaşmak
(sich) herumschlagen
uğraşmak; baş etmeye çalışmak ; kavga etmek; dövüşmek
herunter
aşağı; aşağıya doğru
heruntergekommen
bakımsız; harap
herunterladen
indirmek (dosya)
hervorbringen
ortaya çıkarmak; üretmek
hervorgehen
bilgiden anlaşılmak ; ortaya çıkmak; doğmak
hervorheben
vurgulamak ; görsel olarak belirginleştirmek
die Hervorhebung
vurgulama; öne çıkarma
hervorragend
mükemmel; üstün
hervorrufen
yol açmak; uyandırmak; tetiklemek
sich hervortun
öne çıkmak; sivrilmek
das Herz
kalp; yürek
die Herz-Kreislauf-Erkrankung
kalp ve damar hastalığı
die Herzfrequenz
kalp atış hızı
herzhaft
tuzlu; doyurucu ; içtenlikle; gönülden
der Herzinfarkt
kalp krizi
herzlich
içten; samimi; içtenlikle
die Heterogenität
heterojenlik; çeşitlilik
heulen
ulamak; uğuldamak ; ağlamak; hüngür hüngür ağlamak
heute
bugün
heutzutage
günümüzde
hi
selam
hier
burada
die Hierarchie
hiyerarşi
hierbei
bu sırada; bunu yaparken
hierfür
bunun için; bu amaçla
hierher
buraya
die Hieroglyphe
hiyeroglif
hierzu
bunun için; bu konuda
hierzulande
bu ülkede
hiesig
buradaki; yerel
das Highlight
en güzel an; öne çıkan olay
die Hilfe
yardım
die Hilfeleistung
yardım; yardım etme
hilflos
çaresiz; yardıma muhtaç
hilfreich
yararlı; yardımcı
hilfsbereit
yardımsever
die Hilfskraft
yardımcı personel
das Hilfsmittel
yardımcı araç
der Himmel
gökyüzü; cennet
hin
oraya; bir yere ; bozuk; mahvolmuş
hinauf
yukarı; yukarıya doğru
hinausgehen
dışarı çıkmak
hinausposaunen
herkese duyurmak; düşüncesizce yaymak
hinausschieben
ertelemek; geciktirmek ; iterek dışarı çıkarmak
hinauswachsen
büyüyüp aşmak ; kendi sınırlarını aşmak
hinauswollen
demek istemek; sözü bir yere getirmek ; dışarı çıkmak istemek
hinauszögern
bilerek geciktirmek; sürüncemede bırakmak
hindern
engellemek; alıkoymak
das Hindernis
engel
hindeuten
işaret etmek; belirtisi olmak
hinein
içeri; içine
hineinschnuppern
kısaca deneyip tanımak
sich hineinversetzen
kendini başkasının yerine koymak
hinfahren
oraya araçla gitmek