ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 56 / 142

heben

kaldırmak; yükseltmek

das Heft

defter; dergi sayısı

der Hegemonialdiskurs

hegemonik söylem; baskın söylem (toplumsal tartışmalarda öne çıkan ve insanların bir konuyu nasıl anladığını şekillendiren anlatım biçimi)

die Hegemonie

hegemonya; baskınlık

hegen

içinde beslemek; umut beslemek ; özenle yetiştirmek; bakmak

heilen

iyileşmek; iyileştirmek

die Heilkunde

hekimlik; şifa yöntemleri

das Heilmittel

deva; tedavi aracı

der Heilpraktiker

Almanya'da hekim olmayan ruhsatlı tedavi uygulayıcısı

die Heilung

iyileşme; şifa

heim

eve

das Heim

yuva; yurt; bakım evi

die Heimat

memleket; yurt

die Heimatverbundenheit

memlekete bağlılık

heimisch

yerli; yöreye özgü ; yerine alışmış; kendini evinde hisseden

heimlich

gizli; gizlice

das Heimweh

memleket özlemi; sıla hasreti

heiraten

evlenmek

der Heiratsschwindel

evlilik vaadiyle dolandırıcılık

heiß

sıcak

heißen

adı olmak; anlamına gelmek

das heißt

yani; bu demek ki

heiter

neşeli; keyifli ; açık; güneşli

heizen

ısıtmak

die Heizung

ısıtma; kalorifer

der Hektar

hektar; 10.000 metrekare

die Hektik

telaş; koşuşturma

der Held / die Heldin

kahraman

helfen

yardım etmek

der Helfer

yardımcı

hell

aydınlık; açık renkli

das Hemd

gömlek

hemmen

engellemek; yavaşlatmak

die Hemmung

çekingenlik; tutukluk ; baskılama; inhibisyon

hemmungslos

kendini tutmadan; sınırsızca

das Hend(e)l

tavuk (Avusturya)

her

buraya; önce; -den

heranführen

adım adım tanıştırmak; alıştırmak ; yaklaştırmak; yanına götürmek

die Heranführung

aşamalı tanıştırma; alıştırma

herangehen

yaklaşmak ; bir işe yaklaşmak; ele almak

heranwachsen

büyümek; yetişmek

der Heranwachsende / die Heranwachsende

ergen; yetişkinliğe adım atan genç

heranziehen

yararlanmak; dayanak olarak kullanmak ; kendine yaklaştırmak ; yardıma çağırmak; görevlendirmek

heraus

dışarı; buraya dışarı

herausfiltern

süzüp ayırmak; filtrelemek

herausfordern

yarışmaya davet etmek; meydan okumak ; yeteneklerini zorlamak ; kışkırtmak; davetiye çıkarmak

die Herausforderung

zorluk; meydan okuma

der Herausgeber

yayına hazırlayan; yayıncı

herausragen

dışarı taşmak; çıkıntı yapmak ; öne çıkmak; üstün olmak

herausstellen

vurgulamak; öne çıkarmak ; ortaya çıkmak; anlaşılmak ; dışarı koymak

der Herbst

sonbahar

der Herd

ocak

herein

içeri; buraya içeri

hereinkommen

içeri gelmek; girmek

die Herkunft

köken; menşe

die Hermeneutik

hermenötik; yorumlama kuramı

der Herr

bey; beyefendi; Bay

herrichten

hazırlamak; kullanıma uygun hâle getirmek

herrlich

harika; nefis

die Herrschaft

egemenlik; hükümranlık; yönetim