ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 35 / 142

elektronisch

elektronik

das Element

öğe; unsur ; kimyasal element

elementar

temel; vazgeçilmez

das Elend

sefalet; perişanlık

elf

on bir

die Elite

seçkinler; elit

die Ellipse

eksilti; anlaşılan sözcüklerin atılması ; elips

die Eltern

anne ve baba; ebeveynler

die Emanzipation

özgürleşme; eşit haklara kavuşma

der Embryo

embriyo

der Emissionshandel

emisyon ticareti

die Emotion

duygu

die Empathie

empati; duygudaşlık

der Empfang

resepsiyon; karşılama; sinyal alımı

empfangen

almak; karşılamak; sinyal almak

der Empfänger

alıcı

empfehlen

tavsiye etmek; önermek

die Empfehlung

tavsiye; öneri

empfinden

hissetmek; duyguyu yaşamak ; olarak algılamak; görmek

empfindlich

hassas; duyarlı ; ağır; ciddi

die Empfindung

duyum; his

die Empörung

infial; öfke; tepki

das Ende

son; uç

enden

bitmek; sona ermek

endgültig

kesin; nihai; kalıcı olarak

endlich

sonunda; nihayet

die Endlichkeit

sonluluk; sınırlılık

endlos

sonsuz; bitmek bilmeyen

das Endorphin

endorfin

energetisch

enerjiyle ilgili

die Energie

enerji

der Energiespeicher

enerji depolama sistemi

die Energiewirtschaft

enerji sektörü

eng

dar; sıkı; yakın

das Engagement

özverili çaba; bağlılık ; sanatçı sözleşmesi; sahne işi

der Engel

melek

der Engländer

İngiliz erkek

das Englisch

İngilizce

engmaschig

sık gözenekli ; sık aralıklı; yakından sürdürülen

der Enkel / die Enkelin

torun

enorm

muazzam; çok büyük

das Ensemble

sanatçı topluluğu; ansambl ; uyumlu bütün; yapı topluluğu

die Entartung

hücre veya dokuda patolojik değişim (bağlama göre hücrelerin normal özelliklerini yitirmesini ya da kötü huylu dönüşümünü kapsayabilen tıbbi terim) ; sözde yozlaşma (Nazilerin modern sanatı karalamak ve dışlamak için de kullandığı aşağılayıcı suçlama)

entdecken

keşfetmek; bulmak

die Entdeckung

keşif

die Ente

ördek

entfallen

iptal olmak; gereksiz hâle gelmek ; aklından çıkmak; unutmak ; payına düşmek; oluşturmak

entfalten

açmak; yaymak ; geliştirmek; açığa çıkarmak

die Entfaltung

kendini geliştirme; potansiyelini gerçekleştirme ; açılma; yayılma

entfernen

kaldırmak; uzaklaştırmak

die Entfernung

mesafe; uzaklık

entfliehen

kaçmak; uzaklaşmak

die Entfremdung

birbirine yabancılaşma; uzaklaşma ; işe veya yaşama yabancılaşma

entführen

kaçırmak

entgegen

aksine; aykırı olarak ; doğru; karşılamaya

entgegenbringen

birine duygu veya tutum göstermek

entgegenkommen

karşıdan gelmek; kolaylık sağlamak

entgegensehen

karşılamak; gelecektekine bakmak

entgegensetzen

karşı koymak; karşılık olarak ileri sürmek

entgegenstehen

engel olmak; aykırı düşmek