Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
verlieren
kaybetmek; yenilmek
der Verlierer / die Verliererin
kaybeden; yenilen
die Verlockung
çekicilik; ayartıcı etki
der Verlust
kayıp
vermehren
artırmak; çoğaltmak ; üremek; çoğalmak
vermehrt
giderek daha çok; artan sıklıkla
vermeidbar
önlenebilir; kaçınılabilir
vermeiden
kaçınmak; önlemek
die Vermeidung
önleme; kaçınma
vermeintlich
sanılan; sözde; iddia edilen
vermerken
not etmek; kayda geçirmek
vermessen
ölçmek; ölçüm yapmak ; yanlış ölçmek ; haddini aşan; aşırı iddialı
die Vermessenheit
haddini aşma; küstahlık
vermieten
kiraya vermek
der Vermieter / die Vermieterin
ev sahibi; kiraya veren
die Vermietung
kiraya verme; kiralama
vermindern
azaltmak
vermischen
karıştırmak; birbirine katmak
vermissen
özlemek; yokluğunu hissetmek
vermitteln
aktarmak; öğretmek ; arabuluculuk yapmak ; aracılık ederek bulmak
die Vermittlung
aracılık; işe yerleştirme; santral
vermögen
yapabilmek; gücü yetmek
das Vermögen
servet; mal varlığı ; yetenek; kapasite
vermuten
tahmin etmek; sanmak
vermutlich
muhtemelen
die Vermutung
tahmin; varsayım; şüphe
vernachlässigen
ihmal etmek
vernehmen
resmen sorgulamak; ifadesini almak ; işitmek; algılamak
vernetzen
ağ kurmak; bağlantı kurmak
vernetzt
ağla bağlı; birbiriyle bağlantılı
die Vernetzung
ağ kurma; bağlantı geliştirme
vernichten
yok etmek; imha etmek
die Vernunft
akıl; sağduyu
vernünftig
mantıklı; makul
veröffentlichen
yayımlamak
die Veröffentlichung
yayımlama; yayın
die Verordnung
yönetmelik; düzenleme ; tıbbi reçete; hekim talimatı
verpacken
paketlemek
die Verpackung
ambalaj; paketleme
verpassen
kaçırmak
verpennen
uyuyakalıp kaçırmak ; dalgınlıkla kaçırmak; unutmak
verpflegen
yemek sağlamak
die Verpflegung
yeme içme; yemek hizmeti
verpflichtet
yükümlü; zorunlu
die Verpflichtung
yükümlülük; taahhüt
verplant
programı dolu; önceden ayrılmış ; dalgın; dağınık
verplempern
çarçur etmek; boşa harcamak
verpuffen
parlayarak hızla yanmak; küçük patlamayla yanmak ; etkisiz kalmak; boşa gitmek
der Verrat
ihanet
verraten
açığa vurmak; ele vermek; ihanet etmek
verreisen
seyahate çıkmak
die Verringerung
azaltma; azalma
die Verrohung
kabalaşma; duyarsızlaşıp sertleşme
verrückt
çılgın; deli
versagen
yetersiz kalmak; başarısız olmak ; bozulmak; çalışmamak ; reddetmek; vermemek
versammeln
toplamak; toplanmak
die Versammlung
toplantı; meclis
die Versauerung
asitleşme
versäumen
kaçırmak; ihmal etmek
verschaffen
sağlamak; kazandırmak