Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
übersetzen
çevirmek; tercüme etmek
der Übersetzer / die Übersetzerin
çevirmen
die Übersetzung
çeviri; tercüme
die Übersicht
genel bakış; özet ; duruma hâkimiyet; genel görüş
übersichtlich
düzenli; kolay anlaşılır
überspringen
üzerinden atlamak ; atlamak; es geçmek ; başkasına geçmek; yayılmak
überstehen
atlatmak; sağ çıkmak
die Überstunde
fazla mesai saati
übertragen
aktarmak; yayınlamak
die Übertragung
veri veya sinyal iletimi ; yayın; canlı aktarım ; hak veya görev devri ; hastalık etkenlerinin bulaşması
übertreiben
abartmak
die Übertreibung
abartı
übertreten
ihlal etmek; çiğnemek ; başka kuruma veya dine geçmek
übertrumpfen
geride bırakmak; üstün gelmek
überwachen
izlemek; denetlemek
die Überwachung
izleme; gözetim; denetim
überwältigen
etkisiz hâle getirmek; alt etmek ; duygusal olarak çok etkilemek
überweisen
havale etmek; sevk etmek
die Überweisung
sevk; banka havalesi
überwiegen
ağır basmak; çoğunlukta olmak
überwiegend
çoğunlukla; ağırlıklı olarak
überwinden
aşmak; yenmek ; kendini zorlayıp yapabilmek
die Überzeugung
inanç; kanaat
die Überzeugungskraft
ikna gücü
überziehen
bir katmanla kaplamak ; sınırı aşmak; hesabı eksiye düşürmek ; üstüne hızlıca giymek
üblich
alışılmış; yaygın
üblicherweise
genellikle; normalde
übrig
artan; kalan
übrigens
bu arada
die Übung
alıştırma; egzersiz
das Ufer
kıyı
das UG
bodrum kat (kısaltma)
die Uhr
saat
die Ukraine
Ukrayna
der Ukrainer / die Ukrainerin
Ukraynalı
ukrainisch
Ukrayna'ya ait; Ukraynaca
Ukrainisch
Ukraynaca
um
saat ...-de; etrafında; kadar (fark)
um … zu
-mek için
um den heißen Brei herumreden
lafı dolandırmak; asıl konuya gelmemek
um Mitternacht
gece yarısında
umarmen
sarılmak; kucaklamak
umbringen
öldürmek
der Umfang
kapsam; boyut ; çevre uzunluğu
umfangreich
kapsamlı; geniş
umfassen
kapsamak; içermek ; elleriyle kavramak; kollarıyla sarmak
umfassend
kapsamlı
das Umfeld
çevre; sosyal ortam
umformen
yeniden biçimlendirmek; dönüştürmek
die Umfrage
anket
der Umgang
kullanım; ele alış; muamele ; ilişki; temas; birlikte bulunma
der Umgangston
konuşma üslubu
die Umgebung
çevre; civar
umgehen
baş etmek; kullanmak; davranmak
umgehend
hemen; gecikmeden
umgekehrt
tersine; tam tersi
umgestalten
yeniden düzenlemek; tasarlamak
die Umgestaltung
yeniden düzenleme; dönüştürme
umkehren
geri dönmek ; tersine çevirmek
der Umkreis
çevre; yarıçap içindeki alan