Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
seltsam
tuhaf; garip
die Semantik
anlambilim; anlam
semantisch
anlamsal; semantik
das Semester
yarıyıl; dönem
das Seminar
seminer
die Seminararbeit
seminer ödevi
die Semmel
küçük ekmek (Avusturya)
der Senat
senato; üniversite senatosu
die Sendeanstalt
yayın kuruluşu
senden
göndermek; yayınlamak
die Sendepause
yayın arası ; iletişimin kesilmesi; sessizlik
der Sender
yayın kanalı; verici
die Sendung
program; yayın; gönderi
die Senioren
yaşlılar; ileri yaştakiler
senken
indirmek; azaltmak
senkrecht
dikey; dik olarak
die Sensation
sansasyon; olağanüstü olay
sensibel
duyarlı; hassas ; hassas; gizli; özen gerektiren
sensibilisieren
farkındalık kazandırmak; duyarlılaştırmak
sensorisch
duyusal
der September
eylül
die Serie
dizi; seri
seriös
güvenilir; ciddi
der Service
hizmet; servis
der Serviceangestellte
servis görevlisi; garson
servieren
servis etmek; sunmak
der Sessel
koltuk ; sandalye (Avusturya)
seufzen
iç çekmek
der Sex
cinsellik; cinsel ilişki
sexuell
cinsel
die Show
gösteri; şov
sich
kendi; kendini (dönüşlü zamir)
sich amüsieren
eğlenmek
sich aneignen
edinmek; kendi kendine öğrenmek ; zimmetine geçirmek; haksızca sahiplenmek
sich anfühlen
dokunulduğunda hissettirmek ; hissettirmek; içsel izlenim vermek
sich annähern
görüşlerde yakınlaşmak ; fiziken yaklaşmak
sich anstecken
hastalık kapmak; bulaşmak
sich anstrengen
çaba göstermek; gayret etmek
sich ausdenken
düşünüp bulmak; uydurmak
sich auseinandersetzen
eleştirel biçimde ele almak ; tartışmak; çatışmak
sich auskennen
yolları bilmek; iyi bilmek
sich ausleben
kendini özgürce ifade etmek; içindekini yaşamak
sich auswirken
etkilemek; etkisi olmak
sich bedanken
teşekkür etmek
sich beeilen
acele etmek
sich befassen
ilgilenmek; ele almak; incelemek
sich befinden
bulunmak; yer almak
sich begeben
gitmek; bir yere yönelmek
sich bemühen
çabalamak; gayret etmek
sich benehmen
davranmak
sich beschweren
şikâyet etmek
sich beteiligen
katılmak; katkıda bulunmak
sich betrinken
sarhoş olmak
sich bewähren
kendini kanıtlamak; işe yaradığı görülmek
sich bewerben
başvurmak (işe)
sich eignen
uygun olmak
sich einigen
anlaşmak; uzlaşmak
sich einschreiben
kayıt yaptırmak
sich engagieren
aktif görev almak; kendini adamak
sich entfremden
yabancılaşmak; birbirinden uzaklaşmak