Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
die Schließung
kapatılma; kapanış
der Schließzylinder
kilit silindiri
schlimm
kötü; ciddi
schlimmstenfalls
en kötü ihtimalle
das Schloss
kilit; şato
der Schluck
yudum
schlucken
yutmak ; sineye çekmek; istemeden kabullenmek
schlummerlos
uykusuz
schlüpfen (in + A.)
hızlıca giymek; içine süzülmek ; yumurtadan çıkmak
der Schluss
son; sonuç
der Schlüssel
anahtar
das Schlüsselwort
anahtar kelime
die Schlussfolgerung
sonuç; çıkarım
die Schlussformel
mektup kapanış ifadesi
schlüssig
tutarlı; mantıken ikna edici
das Schlusslicht
arka lamba ; son sıradaki takım veya kişi
schmal
dar; ince
der Schmarotzer
asalak; parazit organizma ; beleşçi; başkasının sırtından geçinen kişi
schmecken
tadı olmak; tadını beğenmek
schmeicheln
gururunu okşamak; pohpohlamak ; yakışmak; görünüşünü güzelleştirmek
schmeißen (sich)
atmak; fırlatmak ; kendini atmak ; tek başına idare etmek; çekip çevirmek
der Schmerz
ağrı; acı
das Schmerzempfinden
ağrı algısı
schmerzlindernd
ağrı kesici; ağrıyı hafifleten
schmerzlos
ağrısız; acısız
das Schmerzmittel
ağrı kesici
die Schmiede
demirci atölyesi ; fikir veya yetenek ocağı
schminken
makyaj yapmak
der Schmuck
takı; mücevher
der Schmutz
kir; pislik
schmutzig
kirli
das Schnäppchen
kelepir; uygun fiyatlı alışveriş
schnappen
hızla kapmaya çalışmak ; yakalamak; ele geçirmek ; nefes nefese kalmak; soluk almaya çalışmak
der Schnee
kar
schneien
kar yağmak
schnell
hızlı; çabuk
der Schnitt
kesik; kesi ; ortalama ; giysi kesimi ; film kurgusu; montaj
die Schnittstelle
arayüz ; kesişim noktası; temas noktası
das Schnitzel
şnitzel
schnitzen
oymak; yontmak
der Schnupfen
nezle; burun akıntısı
der Schock
şok; sarsıntı ; tıbbi şok; dolaşım şoku
die Schokolade
çikolata
schon
çoktan; zaten; elbette
schön
güzel; hoş
die Schönheit
güzellik
das Schönheitsideal
güzellik ideali
der Schoß
kucak
schräg
eğik; çapraz ; tuhaf; sıra dışı
der Schrank
dolap; gardırop
die Schranke
bariyer; hemzemin geçit engeli ; engel; sınır
der Schreck(en)
korku; irkilme; dehşet
schrecken
korkutmak; caydırmak
schrecklich
korkunç; berbat
der Schrei
çığlık; haykırış
schreiben
yazmak
das Schreiben
yazı; resmî mektup; yazma
schreien
bağırmak; çığlık atmak
schreiten
ölçülü adımlarla yürümek ; işe girişmek; harekete geçmek
die Schrift
yazı; el yazısı