ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
929 kelime · S Sayfa 15 / 16

strikt

katı; sıkı

strittig

tartışmalı; ihtilaflı

der Strom

elektrik; akım

strömen

akın etmek ; akmak

die Stromleitung

elektrik hattı; elektrik kablosu

die Strömung

akıntı ; akım; düşünce veya siyaset eğilimi

die Struktur

yapı

strukturell

yapısal

strukturieren

yapılandırmak; düzenlemek

strukturiert

düzenli; yapılandırılmış

die Strukturierung

yapılandırma; düzenleme

der Strukturwandel

yapısal dönüşüm

der Strumpf

uzun çorap; çorap

der Stubenhocker

evcimen; evden çıkmayı sevmeyen kişi

das Stück

parça; adet; tiyatro oyunu; müzik eseri

der Student / die Studentin

üniversite öğrencisi

das Studentenwerk

öğrenci hizmetleri kurumu

die Studie

araştırma; inceleme

der Studienabschluss

üniversite diploması; mezuniyet

die Studienberatung

üniversite öğrenimi danışmanlığı

das Studienfach

üniversitede okunan bölüm

der Studiengang

üniversite programı

der Studienwechsel

üniversitede bölüm değiştirme

studieren

üniversitede okumak; dikkatle incelemek

der Studierende / die Studierende

üniversite öğrencisi

das Studio

stüdyo

das Studium

üniversite öğrenimi

die Stufe

basamak; düzey

der Stuhl

sandalye; dışkı

stumm

sessiz; konuşamayan

die Stunde

saat; ders saati

stundenlang

saatlerce

der Stundenplan

ders programı

stündlich

saatlik; her saat

der Sturm

fırtına

der Sturm und Drang

Fırtına ve Coşku; Sturm und Drang (18. yüzyılın sonlarında Almanya'da duyguları ve bireysel özgürlüğü öne çıkaran edebiyat akımı)

stürmen

fırtına olmak; şiddetli esmek ; hızla koşmak; hücum etmek ; zorla ele geçirmek; baskın yapmak

der Sturz

düşme ; devrilme; düşüş

stürzen

düşmek; devrilmek

stylen

şekil vermek; tarz kazandırmak

das Styling

stil; dış görünüş düzenlemesi

der Stylist

stilist

das Subjekt

özne

subjektiv

öznel

das Subsidiaritätsprinzip

yerindenlik ilkesi; subsidiarite

das Substantiv

isim; ad

substanziell

önemli miktarda; kayda değer ; esasa ilişkin; temel

die Subtilität

incelik; nüans

suchen

aramak

die Sucht

bağımlılık

süchtig

bağımlı

die Suchtkrankheit

bağımlılık hastalığı

das Suchtmittel

bağımlılık yapıcı madde

der Sud

pişirme suyu; et suyu; marine sıvısı

der Süden

güney

südlich

güneyde; güneyindeki

die Suffizienz

yeterlilik; tüketimi yeterli olanla sınırlama

suggerieren

telkin etmek; ima etmek

(sich) suhlen

çamurda veya suda yuvarlanmak ; bir duyguya gömülüp kalmak

der Suizid

intihar