Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
spülen
durulamak; bulaşık yıkamak
die Spur
şerit; iz
spürbar
hissedilir; fark edilir
spüren
hissetmek; sezmek
der Staat
devlet
staatlich
devlete ait; devlet tarafından işletilen
der Staatsanwalt
savcı
die Staatsanwaltschaft
savcılık
der Staatsbesuch
devlet ziyareti
die Staatsgeschäfte
devlet işleri
die Staatshaftung
devletin hukuki sorumluluğu
die Staatsräson
devlet aklı; üstün devlet çıkarı
das Staatsversagen
devletin işlevini yerine getirememesi
der Stab
çubuk; değnek ; kurmay heyeti; danışman ekibi
stabilisieren
sağlamlaştırmak; istikrara kavuşturmak
die Stabilität
sağlamlık; istikrar
das Stadion
stadyum
das Stadium
aşama; evre
die Stadt
şehir; kent
städtisch
belediyeye ait; kentsel
der Stadtplan
şehir haritası
der Stadtpräsident / die Stadtpräsidentin
belediye başkanı (İsviçre)
der Stadtrand
şehir kenarı; dış mahalleler
der Stadtrat
belediye meclisi ; belediye meclis üyesi
der Stadtteil
semt; mahalle
das Stadttor
şehir kapısı
die Stagflation
stagflasyon
stagnieren
durgunlaşmak; yerinde saymak
stählen
ruhen güçlendirmek; kendini hazırlamak ; bedenen güçlendirmek; dayanıklı kılmak
der Stakeholder
paydaş
der Stall
ahır; hayvan barınağı
der Stamm
ağaç gövdesi ; kabile ; kelime kökü; gövde
stammen
kökeni olmak; -den gelmek
der Stammkunde
daimi müşteri; müdavim
die Stammzelle
kök hücre
der Stand
durum; ilerleme düzeyi ; stant; tezgâh
der Standard
standart
standardisiert
standartlaştırılmış
die Standardsprache
standart dil
das Standbein
destek bacağı; ağırlığı taşıyan bacak ; güvenilir gelir kaynağı; dayanak
der Ständerat
Kantonlar Konseyi; İsviçre parlamentosunun üst kanadı
standhalten
dayanmak; direnmek
ständig
sürekli; durmadan
die Standortbedingungen
yerel faaliyet koşulları; yer seçimi etkenleri
der Standpunkt
görüş; bakış açısı
der Stapel
yığın; deste
stapfen
ağır adımlarla yürümek
der Star
yıldız; ünlü
stark
güçlü; kuvvetli; yoğun
stärken
güçlendirmek
starr
sabit; hareketsiz; donuk ; katı; esnek olmayan
starren
gözünü dikmek
der Start
başlangıç; kalkış
das Start-up
yeni girişim; start-up
starten
başlamak; başlatmak; havalanmak
die Station
istasyon; durak; servis (hastane)
stationär
yatarak tedaviye ilişkin ; sabit yerde faaliyet gösteren
die Statistik
istatistik
statistisch
istatistiksel
statt
yerine