ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
328 kelime · P Sayfa 4 / 6

populär

popüler; yaygın

die Popularität

popülerlik; sevilirlik

die Population

tür popülasyonu

der Populismus

popülizm (genellikle halkı seçkinlerin karşısına koyan ve gerçek halk iradesini temsil ettiğini öne süren siyasi tutum veya söylem)

das Portal

anıtsal giriş kapısı; taçkapı ; internet portalı

das Portemonnaie / das Portmonee

cüzdan

die Portion

porsiyon

das Porträt

portre

die Position

konum; yer ; görev; pozisyon ; tutum; görüş

(sich) positionieren

konumlandırmak; yerleştirmek ; tavır almak; konumunu belirlemek

positiv

olumlu; pozitif

der Positivismus

pozitivizm; olguculuk

die Post

posta; postane

die Postdemokratie

postdemokrasi (seçimler sürerken önemli kararların giderek dar bir seçkin grubun etkisine girmesini anlatan eleştirel kavram)

der Posten

görev; makam ; kalem; kayıt; mal partisi ; nöbetçi; nöbet yeri

das Poster

poster; afiş

die Postkarte

kartpostal

die Postleitzahl

posta kodu

der Pöstler

postacı (İsviçre)

die Postmoderne

postmodernizm; postmodern dönem (modernizm sonrasında ortaya çıkan kültürel yaklaşımlar ve bunlarla ilişkili dönem; genellikle tek ve kesin açıklamaları sorgular, farklılıkları ve çeşitli bakış açılarını öne çıkarır)

das Potenzial

potansiyel; kullanılmamış yetenek ; potansiyel; kuvvet alanındaki potansiyel

potenziell

potansiyel; olası

das Poulet

tavuk (İsviçre)

die Prädisposition

yatkınlık; eğilim

die Präferenz

tercih

prägen

basmak; kabartma yapmak; damgalamak ; kalıcı biçimde etkilemek; şekillendirmek

die Pragmatik

edimbilim; dilin kullanımını inceleyen alan ; pratik düşünce; uygulanabilir yaklaşım

pragmatisch

pragmatik; pratik ; edimbilimsel; bağlamdaki dil kullanımıyla ilgili

der Pragmatismus

pragmatizm; pratik yaklaşım ; pragmatizm; pratik sonuçları esas alan felsefe

der Praktikant / die Praktikantin

stajyer

das Praktikum

staj

praktisch

pratik; kullanışlı; neredeyse

praktizieren

uygulamak; düzenli yapmak ; hekimlik yapmak

die Prämisse

öncül; varsayım

das Präparat

ilaç; tıbbi preparat ; preparat; hazırlanmış örnek

präsent

zihinde canlı; akılda ; mevcut; etkin biçimde bulunan

die Präsentation

sunum

präsentieren

sunmak

die Prävention

önleme; koruyucu tedbir

die Praxis

uygulama; pratik ; muayenehane

präzise

kesin; hassas; doğru

die Präzisionsmedizin

hassas tıp; kişiye göre hedefli tıp

der Preis

fiyat; ödül

der Preisdruck

fiyatları düşürme baskısı

preisen

övmek; yüceltmek

preiswert

uygun fiyatlı; hesaplı

prellen

dolandırmak; parasını ödemeyerek aldatmak ; ezmek; darbe sonucu zedelemek ; top sektirmek; top sürmek

der Premier

başbakan

die Premiere

prömiyer; ilk gösterim

der Premierminister

başbakan

die Presse

basın

die Pressekonferenz

basın toplantısı

pressen

bastırmak; sıkıştırmak ; sıkmak; suyunu çıkarmak

das Prestige

itibar; prestij

prickelnd

gazlı; karıncalandıran ; heyecan verici; uyarıcı

der Priester

rahip; papaz

prima

harika; çok iyi

die Primarschule

ilkokul (İsviçre)

das Printmedium

basılı yayın

der Prinz

prens