Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
der PC / der Personal Computer
kişisel bilgisayar; PC
das Pech
şanssızlık
der Pedant
aşırı titiz kişi; kılı kırk yaran kişi
peinlich
utandırıcı; mahcup edici
pendeln
işe gidip gelmek ; sallanmak; salınmak
die Pension
pansiyon ; emekli maaşı
pensioniert werden/sein
emekliye ayrılmak; emekli olmak
der Pensionist
emekli
per
ile; yoluyla
perfekt
mükemmel; kusursuz
perfektionieren
kusursuzlaştırmak; mükemmelleştirmek
perforieren
delik açmak; koparma delikleri açmak
die Performance
sanatsal performans; performans sanatı ; performans; verim
die Periphrase
dolaylı anlatım; dolambaçlı ifade ; birden çok sözcükle dil bilgisel yapı kurma
Perlen vor die Säue werfen
değer bilmeyene kıymetli şey sunmak
permanent
sürekli; kalıcı
der Perron
peron (İsviçre)
die Person
kişi
das Personal
personel; çalışanlar
der Personaler
insan kaynakları uzmanı
die Personalien
kimlik bilgileri
die Personalkosten
personel giderleri
der Personenschaden
bedensel zarar; yaralanma
der Personenstand
medeni durum
persönlich
kişisel; şahsen
die Persönlichkeit
kişilik; karakter ; tanınmış kişi; şahsiyet
die Perspektive
bakış açısı; perspektif ; gelecek olanağı; beklenti
der Pessimismus
kötümserlik
pessimistisch (gegenüber + D.)
kötümser
die Pest
veba ; baş belası; büyük dert
das Pestizid
pestisit; tarım ilacı
der Pfad
patika ; dosya yolu
die Pfadabhängigkeit
patika bağımlılığı (geçmiş seçim ve düzenlemelerin sonraki değişiklikleri kısıtlaması)
die Pfanne
tava; tencere (İsviçre)
der Pfarrer
papaz; kilise cemaati rahibi
der Pfeffer
karabiber
die Pfeife
düdük ; pipo ; beceriksiz; işe yaramaz kişi
pfeifen
ıslık çalmak
der Pfeil
ok işareti ; ok (yayla atılan)
das Pferd
at
Pfingsten
Pentekost; Hamsin Yortusu
die Pflanze
bitki
pflanzen
dikmek (bitki)
das Pflaster
yara bandı; kaldırım taşı
die Pflaume
erik
die Pflege
bakım; hasta bakımı ; bakım; koruma
pflegen
bakmak; bakım yapmak
der Pfleger / die Pflegerin
bakıcı; hemşire
die Pflicht
görev; yükümlülük
die Pflichtveranstaltung
zorunlu etkinlik; zorunlu ders
pflücken
koparmak; toplamak (çiçek veya meyve)
das Pfund
yarım kilo (Almanya'da 500 gram)
das Phänomen
olgu; fenomen
die Phänomenalität
fenomenallik (bir şeyin öznel deneyimde nasıl göründüğü veya hissedildiği)
die Phänomenologie
fenomenoloji; görüngübilim
die Phantasie/Fantasie
hayal gücü; fantezi
die Phase
aşama; evre
der Philosoph
filozof
Philosophie
felsefe
philosophisch
felsefi