Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
komplex
karmaşık
die Komplexität
karmaşıklık
kompliziert
karmaşık
der Komponist
besteci
der Kompromiss
uzlaşma; orta yol
die Kondition
kondisyon; dayanıklılık ; koşullar; şartlar
die Konferenz
konferans
konfiszieren
el koymak; müsadere etmek
die Konfitüre
reçel
der Konflikt
çatışma; anlaşmazlık
die Konfliktlösung
çatışma çözümü
das Konfliktpotential
çatışma potansiyeli
die Konfliktsituation
çatışma durumu
konfrontieren
yüzleştirmek; karşı karşıya getirmek
der Kongress
kongre
der König
kral
königlich
kraliyetle ilgili
die Konjunktur
ekonomik konjonktür; ekonomik durum
konkret
somut; belirli
der Konkurrent
rakip
die Konkurrenz
rekabet; rakipler
der Konkurrenzdruck
rekabet baskısı
konkurrenzfähig
rekabetçi; rekabet edebilir
können
yapabilmek; -ebilmek
die Konnotation
yan anlam; çağrışım
der Konsens
uzlaşma; görüş birliği
konsequent
tutarlı; kararlı
die Konsequenz
sonuç ; tutarlılık; kararlılık
konservativ
muhafazakâr
konservieren
korumak; muhafaza etmek
die Konsistenz
kıvam; doku ; tutarlılık; çelişkisizlik
die Konsolidierung
sağlamlaştırma; istikrara kavuşma ; mali tabloların konsolidasyonu
konstant
sabit; değişmeyen
die Konstante
sabit; değişmeyen unsur
die Konstellation
koşulların birleşimi; durum düzeni
konstruieren
tasarlamak; inşa etmek
das Konstrukt
kurgu; kavramsal yapı
die Konstruktion
yapı; konstrüksiyon; tasarım
konstruktiv
yapıcı
das Konsulat
konsolosluk
der Konsum
tüketim
der Konsument
tüketici
konsumieren
tüketmek
der Kontakt
iletişim; temas
die Kontaktaufnahme
iletişim kurma; ilk temas
die Kontemplation
tefekkür; derin düşünme
kontern
hazırcevaplıkla karşılık vermek ; kontratak yapmak
der Kontext
bağlam
die Kontextualisierung
bağlama yerleştirme; bağlamsallaştırma
der Kontinent
kıta
die Kontingenz
olumsallık (bir şeyin zorunlu olmaması, başka türlü de olabilmesi)
die Kontingenzphilosophie
olumsallık felsefesi (şeylerin zorunlu olarak böyle olmadığını ve başka türlü de olabileceğini inceleyen felsefi yaklaşım)
kontinuierlich
sürekli; kesintisiz; istikrarlı
das Konto
hesap (banka)
die Kontrafaktizität
olgulara aykırılık; karşıolgusallık
der Kontrahent
rakip; karşı taraf
die Kontrolle
kontrol; denetim
kontrollieren
kontrol etmek; denetlemek
das Kontrollsystem
kontrol sistemi; izleme sistemi
die Kontroverse
tartışma; görüş ayrılığı