ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
418 kelime · G Sayfa 5 / 7

die Gesundheitspolitik

sağlık politikası

das Gesundheitsprogramm

sağlık programı

das Gesundheitssystem

sağlık sistemi

das Gesundheitswesen

sağlık hizmetleri; sağlık sektörü

der Gesundheitszustand

sağlık durumu

das Getränk

içecek

das Getreide

tahıl

getrennt leben

ayrı yaşamak

getreulich

sadakatle; aslına uygun biçimde

getrost

gönül rahatlığıyla; güvenle

gewähren

tanımak; vermek

gewährleisten

güvence altına almak; sağlamak

die Gewalt

şiddet; güç

die Gewaltenteilung

kuvvetler ayrılığı

gewaltsam

zor kullanarak; şiddetli

der Gewaltübergriff

şiddetli saldırı; şiddet eylemi

das Gewebe

dokuma; kumaş ; doku

die Gewebetransplantation

doku nakli

das Gewehr

tüfek

die Gewerkschaft

sendika

das Gewicht

ağırlık

der Gewinn

kazanç; kâr; ödül

die Gewinnbeteiligung

kârdan pay alma

gewinnen

kazanmak

gewiss

kesin; kuşkusuz ; belirli bir; bir miktar ; elbette; kuşkusuz

das Gewissen

vicdan

die Gewissenhaftigkeit

özen; sorumluluk bilinci

die Gewissensbisse

vicdan azabı

die Gewissensfrage

vicdan meselesi

gewissermaßen

bir bakıma; âdeta

das Gewitter

gök gürültülü fırtına

gewitzt

uyanık; kurnaz; kıvrak zekâlı

gewöhnen

alıştırmak; alışmak

die Gewohnheit

alışkanlık

das Gewohnheitsrecht

örf ve âdet hukuku

gewöhnlich

olağan; genellikle

gewohnt

alışkın; alışılmış

das Gewürz

baharat

gießen

sulamak; dökmek

das Gift

zehir

giftig

zehirli

gigantisch

devasa; muazzam

die Giraffe

zürafa

das Girokonto

vadesiz hesap

die Gitarre

gitar

das Gitter

ızgara; parmaklık; kafes

die/das Glace/Glacé

dondurma (İsviçre)

glänzen

parlamak; ışıldamak ; başarıyla öne çıkmak; parlamak

glänzend

parlak; cilalı ; mükemmel; parlak

das Glas

bardak; cam

der Glaseinsatz

cam parça; cam panel

glatt

pürüzsüz; kaygan

glauben

inanmak; sanmak; düşünmek

glaubhaft

inandırıcı

gläubig

inançlı; dindar

der Gläubiger

alacaklı

glaubwürdig (für + A.)

inandırıcı; güvenilir

gleich

aynı; hemen; fark etmez

der Gleichaltrige / die Gleichaltrige

yaşıt; akran

gleichberechtigt

eşit haklara sahip