ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
385 kelime · F Sayfa 6 / 7

der Fremde / die Fremde

yabancı; tanınmayan kişi

die Fremdfinanzierung

borçla finansman

das Fremdkapital

borç sermayesi; yabancı kaynak

die Fremdsprache

yabancı dil

die Frequenz

frekans ; radyo frekansı

fressen

yemek (hayvan)

die Freude

sevinç; mutluluk

der Freund

arkadaş; erkek arkadaş

die Freundin

kadın arkadaş ; kız arkadaş; sevgili

freundlich

dostça; güler yüzlü; nazik

die Freundschaft

arkadaşlık; dostluk

die Freundschaftsanfrage

arkadaşlık isteği

der Friede

barış; huzur

der Friedhof

mezarlık

frieren

üşümek; donmak

frisch

taze; temiz; serin

der Friseur / die Friseurin

kuaför

die Frist

süre; son tarih

fristlos

ihbar süresi olmadan; derhâl

die Frisur

saç modeli

froh

memnun; sevinmiş

fröhlich

neşeli

die Front

ön yüz; cephe ; cephe; savaş cephesi

der Frontallappen

frontal lob; alın lobu

der Frontbericht

cephe haberi; cephe raporu

der Frosch

kurbağa

die Frucht

meyve

Früchte

meyveler

früh

erken

der Frühbucherrabatt

erken rezervasyon indirimi

früher

eskiden; daha erken

das Frühjahr

ilkbahar

der Frühling

ilkbahar

das Frühstück

kahvaltı

frühstücken

kahvaltı etmek

frühzeitig

erkenden; zamanında

der Frust

hayal kırıklığı; bıkkınlık

frustriert

hayal kırıklığına uğramış; yılgın

fügen

birleştirmek; uydurmak ; boyun eğmek; istemeden kabul etmek

die Fügung

kaderin cilvesi; takdiriilahi ; sözcük yapısı; dilsel birleşim

fühlen

hissetmek; dokunarak anlamak

führen

götürmek; yönetmek; yol açmak

führend

önde gelen; lider

der Führer

rehber; lider ; rehber kitap ; Führer; Hitler'in diktatörlük unvanı

der Führerausweis

ehliyet (İsviçre)

der Führerschein

ehliyet; sürücü belgesi

die Führung

rehberli tur; yönetim

die Führungskompetenz

liderlik becerisi

die Führungskraft

yönetici

der Führungsstil

yönetim tarzı; liderlik tarzı

das Führungszeugnis

adli sicil belgesi

die Fülle

bolluk; zenginlik; çeşitlilik

füllig

dolgun; kilolu ; dolgun; zengin tınılı

das Füllsel

dolgu; gereksiz ek

fulminant

muhteşem; göz kamaştırıcı

der Fund

buluntu; keşif

fundamental

temel; köklü

das Fundbüro

kayıp eşya bürosu

fundiert

sağlam temelli; bilgili

die Fundsachen

bulunmuş eşyalar; kayıp eşya