ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
582 kelime · E Sayfa 5 / 10

endlich

sonunda; nihayet

die Endlichkeit

sonluluk; sınırlılık

endlos

sonsuz; bitmek bilmeyen

das Endorphin

endorfin

energetisch

enerjiyle ilgili

die Energie

enerji

der Energiespeicher

enerji depolama sistemi

die Energiewirtschaft

enerji sektörü

eng

dar; sıkı; yakın

das Engagement

özverili çaba; bağlılık ; sanatçı sözleşmesi; sahne işi

der Engel

melek

der Engländer

İngiliz erkek

das Englisch

İngilizce

engmaschig

sık gözenekli ; sık aralıklı; yakından sürdürülen

der Enkel / die Enkelin

torun

enorm

muazzam; çok büyük

das Ensemble

sanatçı topluluğu; ansambl ; uyumlu bütün; yapı topluluğu

die Entartung

hücre veya dokuda patolojik değişim (bağlama göre hücrelerin normal özelliklerini yitirmesini ya da kötü huylu dönüşümünü kapsayabilen tıbbi terim) ; sözde yozlaşma (Nazilerin modern sanatı karalamak ve dışlamak için de kullandığı aşağılayıcı suçlama)

entdecken

keşfetmek; bulmak

die Entdeckung

keşif

die Ente

ördek

entfallen

iptal olmak; gereksiz hâle gelmek ; aklından çıkmak; unutmak ; payına düşmek; oluşturmak

entfalten

açmak; yaymak ; geliştirmek; açığa çıkarmak

die Entfaltung

kendini geliştirme; potansiyelini gerçekleştirme ; açılma; yayılma

entfernen

kaldırmak; uzaklaştırmak

die Entfernung

mesafe; uzaklık

entfliehen

kaçmak; uzaklaşmak

die Entfremdung

birbirine yabancılaşma; uzaklaşma ; işe veya yaşama yabancılaşma

entführen

kaçırmak

entgegen

aksine; aykırı olarak ; doğru; karşılamaya

entgegenbringen

birine duygu veya tutum göstermek

entgegenkommen

karşıdan gelmek; kolaylık sağlamak

entgegensehen

karşılamak; gelecektekine bakmak

entgegensetzen

karşı koymak; karşılık olarak ileri sürmek

entgegenstehen

engel olmak; aykırı düşmek

entgegenwirken

karşı koymak; etkisini azaltmak

entgehen

gözden kaçmak ; kurtulmak; kaçınmak ; mahrum kalmak; olası geliri kaybetmek

das Entgelt

ücret; ödeme

entgiften

zehirden arındırmak; zehri etkisizleştirmek ; tıbbi destekle madde arındırma tedavisi görmek

enthalten

içermek

die Enthaltung

çekimser kalma

der Enthusiasmus

coşku; heyecan

entkleiden

soymak; soyunmak

entkommen

kaçmak; kurtulmak

entkräften

çürütmek; gidermek ; güçten düşürmek; tüketmek

entlang

boyunca

entlassen

taburcu etmek; işten çıkarmak

die Entlassung

taburcu olma; işten çıkarılma

entlaufen

kaçmak; bakıldığı yerden kaçmak

entmachten

iktidardan uzaklaştırmak; yetkisini almak

entmutigen

cesaretini kırmak; yıldırmak

entnehmen

almak; numune almak ; çıkarmak; okuyup anlamak

sich entpuppen

aslında ne olduğu ortaya çıkmak

die Entschädigung

tazminat

entscheiden

karar vermek

entscheidend

belirleyici; çok önemli

die Entscheidung

karar

die Entscheidungsfindung

karar verme süreci

entschleunigen

hayatın hızını azaltmak; yavaşlatmak

die Entschleunigung

yavaşlama; hayatın hızını azaltma