Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
der Atem
nefes; soluk
atemberaubend
nefes kesici
der Athlet
atlet; sporcu
atmen
nefes almak
die Atmung
solunum; nefes alma
die Atombombe
atom bombası; nükleer bomba
die Atomenergie
nükleer enerji; atom enerjisi
das Atomkraftwerk
nükleer santral
der Atommeiler
nükleer reaktör; nükleer santral
die Attacke
saldırı ; atak; nöbet
attackieren
saldırmak; sert eleştirmek
das Attentat
suikast; hedefli saldırı
attraktiv
çekici; cazip
atypisch
alışılmadık; tipik olmayan
au
ah; ay
auch
de; ayrıca; bile
auf
üzerinde; üzerine; açık
auf Biegen und Brechen
ne pahasına olursa olsun
auf dem Holzweg sein
yanlış yolda olmak; yanılmak
sich auf dünnem Eis bewegen
riskli bir zeminde olmak; ince buzda yürümek
auf Granit beißen
kesin retle karşılaşmak; duvara toslamak
die Aufarbeitung
geçmişle hesaplaşma; olayları eleştirel inceleme ; onarım; yenileme
der Aufbau
kurma; inşa; geliştirme ; yapı; düzen
aufbereiten
bilgiyi işleyip sunmak ; arıtmak; yeniden kullanıma hazırlamak
aufbessern
biraz artırmak; iyileştirmek
aufbrechen
yola çıkmak ; zorlayarak açmak; kırıp açmak ; ortadan kaldırmak; kırmak
aufbringen
bulup sağlamak; toplamak ; kızdırmak; karşı cepheye itmek ; yüzeye uygulamak; sürmek
der Aufbruch
yola çıkış; hareket ; yeni başlangıç; değişime yönelme
aufbürden
yüklemek; yük bindirmek
aufdecken
ortaya çıkarmak; açığa çıkarmak ; sofra kurmak
aufdrücken
iterek açmak ; zorla yüklemek; dayatmak
aufeinander
birbirine; birbiriyle
aufeinandertreffen
karşılaşmak; bir araya gelmek
der Aufenthalt
kalış; konaklama; duraklama
die Aufenthaltserlaubnis
oturma izni
auffallen
fark edilmek; dikkat çekmek
auffällig
dikkat çekici; göze çarpan ; olağan dışı; dikkat gerektiren
auffangen
düşmeden yakalamak; tutmak ; olumsuz etkileri telafi etmek; karşılamak ; akan sıvıyı toplamak
die Auffassung
görüş; kanaat; yorum ; kavrayış; anlama yetisi
auffordern
istemek; çağrıda bulunmak
die Aufforderung
talep; çağrı
auffrischen
tazelemek; bilgileri yenilemek ; rüzgâr sertleşmek
aufführen
sahnelemek; listelemek
die Aufführung
sahneleme; gösteri; temsil
die Aufgabe
görev; alıştırma
das Aufgabengebiet
görev alanı
die Aufgabenteilung
iş bölümü
aufgeben
vazgeçmek; teslim etmek; postaya vermek
aufgedunsen
şişmiş; şişkin
aufgehen
açılmak ; ufuktan doğmak ; kabarmak ; planlandığı gibi sonuçlanmak
die Aufgeschlossenheit
açık fikirlilik
aufgreifen
ele alıp sürdürmek ; bulup gözetim altına almak
aufgrund
nedeniyle; yüzünden
aufhalten
oyalamak; durdurmak; bulunmak
aufheben
yerden almak; saklamak; kaldırmak
Aufhebens machen
yaygara koparmak; büyütmek
aufhören
durmak; sona ermek; bırakmak
aufklären
aydınlatmak; açıklığa kavuşturmak ; bilgilendirmek; bilinçlendirmek
die Aufklärung
aydınlatma; soruşturma ; bilgilendirme; bilinçlendirme ; Aydınlanma Çağı
aufkommen
ortaya çıkmak; doğmak ; masrafı karşılamak; ödemek