ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
793 kelime · A Sayfa 9 / 14

der Atem

nefes; soluk

atemberaubend

nefes kesici

der Athlet

atlet; sporcu

atmen

nefes almak

die Atmung

solunum; nefes alma

die Atombombe

atom bombası; nükleer bomba

die Atomenergie

nükleer enerji; atom enerjisi

das Atomkraftwerk

nükleer santral

der Atommeiler

nükleer reaktör; nükleer santral

die Attacke

saldırı ; atak; nöbet

attackieren

saldırmak; sert eleştirmek

das Attentat

suikast; hedefli saldırı

attraktiv

çekici; cazip

atypisch

alışılmadık; tipik olmayan

au

ah; ay

auch

de; ayrıca; bile

auf

üzerinde; üzerine; açık

auf Biegen und Brechen

ne pahasına olursa olsun

auf dem Holzweg sein

yanlış yolda olmak; yanılmak

sich auf dünnem Eis bewegen

riskli bir zeminde olmak; ince buzda yürümek

auf Granit beißen

kesin retle karşılaşmak; duvara toslamak

die Aufarbeitung

geçmişle hesaplaşma; olayları eleştirel inceleme ; onarım; yenileme

der Aufbau

kurma; inşa; geliştirme ; yapı; düzen

aufbereiten

bilgiyi işleyip sunmak ; arıtmak; yeniden kullanıma hazırlamak

aufbessern

biraz artırmak; iyileştirmek

aufbrechen

yola çıkmak ; zorlayarak açmak; kırıp açmak ; ortadan kaldırmak; kırmak

aufbringen

bulup sağlamak; toplamak ; kızdırmak; karşı cepheye itmek ; yüzeye uygulamak; sürmek

der Aufbruch

yola çıkış; hareket ; yeni başlangıç; değişime yönelme

aufbürden

yüklemek; yük bindirmek

aufdecken

ortaya çıkarmak; açığa çıkarmak ; sofra kurmak

aufdrücken

iterek açmak ; zorla yüklemek; dayatmak

aufeinander

birbirine; birbiriyle

aufeinandertreffen

karşılaşmak; bir araya gelmek

der Aufenthalt

kalış; konaklama; duraklama

die Aufenthaltserlaubnis

oturma izni

auffallen

fark edilmek; dikkat çekmek

auffällig

dikkat çekici; göze çarpan ; olağan dışı; dikkat gerektiren

auffangen

düşmeden yakalamak; tutmak ; olumsuz etkileri telafi etmek; karşılamak ; akan sıvıyı toplamak

die Auffassung

görüş; kanaat; yorum ; kavrayış; anlama yetisi

auffordern

istemek; çağrıda bulunmak

die Aufforderung

talep; çağrı

auffrischen

tazelemek; bilgileri yenilemek ; rüzgâr sertleşmek

aufführen

sahnelemek; listelemek

die Aufführung

sahneleme; gösteri; temsil

die Aufgabe

görev; alıştırma

das Aufgabengebiet

görev alanı

die Aufgabenteilung

iş bölümü

aufgeben

vazgeçmek; teslim etmek; postaya vermek

aufgedunsen

şişmiş; şişkin

aufgehen

açılmak ; ufuktan doğmak ; kabarmak ; planlandığı gibi sonuçlanmak

die Aufgeschlossenheit

açık fikirlilik

aufgreifen

ele alıp sürdürmek ; bulup gözetim altına almak

aufgrund

nedeniyle; yüzünden

aufhalten

oyalamak; durdurmak; bulunmak

aufheben

yerden almak; saklamak; kaldırmak

Aufhebens machen

yaygara koparmak; büyütmek

aufhören

durmak; sona ermek; bırakmak

aufklären

aydınlatmak; açıklığa kavuşturmak ; bilgilendirmek; bilinçlendirmek

die Aufklärung

aydınlatma; soruşturma ; bilgilendirme; bilinçlendirme ; Aydınlanma Çağı

aufkommen

ortaya çıkmak; doğmak ; masrafı karşılamak; ödemek