Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
aufziehen
büyütmek; yetiştirmek ; takılmak; alay etmek ; bulutlar toplanmak; yaklaşmak
der Aufzug
asansör
das Auge
göz
der Augenblick
an
die Augenbraue
kaş
die Augmented Reality
artırılmış gerçeklik
der August
ağustos
aus
-den; -den yapılmış; kapalı (cihaz)
aus dem Stegreif
doğaçlama; hazırlıksız
ausarbeiten
ayrıntılı hazırlamak; geliştirmek
die Ausarbeitung
ayrıntılı hazırlama; geliştirme ; yazılı çalışma; rapor
der Ausbau
genişletme; geliştirme ; sökme
ausbauen
genişletmek; geliştirmek ; takılı parçayı sökmek
ausbeuterisch
sömürücü
die Ausbildung
meslek eğitimi; eğitim
das Ausbildungsangebot
mesleki eğitim olanağı
die Ausbildungsmöglichkeit
mesleki eğitim olanağı
ausbleiben
gerçekleşmemek; gelmemek
der Ausblick
manzara ; geleceğe bakış; öngörü
ausbrechen
patlak vermek; çıkmak ; kaçmak; firar etmek
ausbreiten
sermek; yaymak ; yayılmak
ausbremsen
frenle yavaşlatmaya zorlamak ; yavaşlatmak; engellemek
ausbügeln
ütüleyerek düzeltmek ; hatayı düzeltmek; telafi etmek
die Ausdauer
dayanıklılık; azim
ausdehnen
genişletmek; yaymak ; genleşmek
die Ausdehnung
genişletme; uzatma ; genişlik; kaplanan alan
der Ausdruck
ifade ; çıktı
ausdrucken
yazdırmak; çıktı almak
ausdrücklich
açıkça; özellikle
die Ausdrucksweise
anlatım tarzı; ifade biçimi
auseinander
ayrı; birbirinden uzak
auseinanderhalten
ayırt etmek
auseinanderreißen
yırtıp parçalamak ; zorla ayırmak; parçalamak
die Auseinandersetzung
ayrıntılı ele alma; eleştirel inceleme ; tartışma; çatışma
die Ausfahrt
çıkış; araç çıkışı
der Ausfall
arıza; kesinti; devre dışı kalma ; maddi kayıp; gelir kaybı
ausfallen
iptal olmak; arızalanmak
ausfeilen
ince işçilikle geliştirmek; rötuşlamak ; eğeleyerek şekillendirmek
der Ausflug
gezi
der Ausflügler
günübirlik gezgin
ausführen
gerçekleştirmek; yerine getirmek ; ayrıntılı açıklamak ; ihraç etmek
ausführlich
ayrıntılı; kapsamlı
die Ausführung
yapma; uygulama ; model; sürüm ; açıklamalar; anlatım
ausfüllen
doldurmak; kaplamak
die Ausgabe
baskı; sayı; harcama
der Ausgang
çıkış; çarşı izni; sonuç
der Ausgangspunkt
başlangıç noktası
ausgeben
harcamak; dağıtmak; vermek
ausgebildet
eğitimli; yetişmiş
ausgehen
dışarı çıkmak; sönmek; tükenmek; varsaymak
ausgeklügelt
incelikle tasarlanmış; gelişmiş
ausgelassen
neşeli; coşkulu
ausgeprägt
belirgin; güçlü
ausgerechnet
tam da; başka gün yokmuş gibi
ausgereift
olgunlaşmış; tam geliştirilmiş
ausgesprochen
son derece; oldukça
ausgewogen
dengeli
ausgezeichnet
mükemmel
der Ausgleich
telafi; denge ; beraberlik golü
ausgleichen
dengelemek; telafi etmek ; skoru eşitlemek