Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
der Nachwuchs
genç yetenekler; yeni nesil; çocuklar
die Nachwuchskraft
genç çalışan; yetişmekte olan eleman
der Nacken
ense
die Nadel
iğne
die Nadel im Heuhaufen suchen
samanlıkta iğne aramak
der Nagel
çivi; tırnak
nagen
kemirmek ; içini kemirmek; sürekli rahatsız etmek
nah(e)
yakın
die Nähe
yakınlık; yakın çevre
nahebringen
tanıtmak; anlamasını sağlamak
nahelegen
düşündürmek; işaret etmek ; tavsiye etmek; önermek
nähen
dikmek
der Nährstoffmangel
besin öğesi eksikliği
die Nahrung
yiyecek; besin
die Nahrungsaufnahme
besin alımı; yeme içme
das Nahrungsmittel
gıda maddesi; yiyecek
die Naht
dikiş; dikilmiş birleşim
das Nahverkehrssystem
yerel toplu taşıma sistemi
naiv
saf; naif
der Name
isim; ad
namens
adlı; isminde
namentlich
adıyla; isim belirterek ; özellikle; bilhassa
nämlich
çünkü; şöyle ki
die Nanotechnologie
nanoteknoloji
das Narrativ
anlatı (olayları birbirine bağlayarak onlara belirli bir anlam veren anlatım biçimi)
der Narzissmus
narsisizm; özseverlik
naschen
atıştırmak; tatlıdan yemek
die Nase
burun
nass
ıslak
die Nation
ulus; millet
national
ulusal; millî
der Nationalfeiertag
ulusal bayram
der Nationalpark
millî park
der Nationalrat
Ulusal Konsey (parlamento kanadı)
der Nationalsozialismus
Nasyonal Sosyalizm; Nazizm
der Nationalsozialist
Nazi; Nasyonal Sosyalist
die Natur
doğa; tabiat
der Naturalismus
natüralizm; doğalcı sanat akımı (19. yüzyıl sonlarında yaşamı ve çevrenin etkisini ayrıntılı ve süslemeden anlatmayı amaçlayan akım) ; doğalcılık (şeyleri doğaüstü nedenler yerine doğal dünya ve onun yasalarıyla açıklayan felsefi yaklaşım)
naturbelassen
doğal hâlinde; az işlenmiş
natürlich
doğal; elbette
das Naturschutzrecht
doğayı koruma hukuku
die Naturwissenschaft
doğa bilimi
naturwissenschaftlich
doğa bilimleriyle ilgili
der Nebel
sis
neben
yanında; yanına; yanı sıra
nebenan
bitişikte; yan tarafta
nebenbei
ek olarak; bir yandan
nebeneinander
yan yana
die Nebenwirkung
yan etki
neblig
sisli
der Neffe
erkek yeğen
negativ
olumsuz; negatif
der Negativzins
negatif faiz
nehmen
almak; seçmek
der Neid
haset; imrenme
neigen
eğmek; yatırmak ; eğiliminde olmak
die Neigung
eğilim; yatkınlık; tercih ; eğim; eğiklik
nein
hayır
nennen
adını söylemek; adlandırmak
der Nerv
sinir