ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 72 / 142

lagern

depolamak; depoda durmak ; kamp kurmak; açıkta konaklamak

die Lagerung

depolama; saklama ; hastaya pozisyon verme

lahmlegen

felç etmek; durma noktasına getirmek

die Lampe

lamba

das Land

ülke; kır; toprak

landen

inmek (uçak); karaya çıkmak

das Landesgesetz

eyalet yasası

die Landesgrenze

ülke veya eyalet sınırı

die Landesregierung

eyalet hükümeti

die Landessprache

ülkenin dili; yerel dil

der Landesverrat

vatana ihanet; devlet sırlarını ifşa etme

der Landkreis

idari ilçe

landläufig

yaygın; genel kabul gören

ländlich

kırsal

die Landnutzungsänderung

arazi kullanım değişikliği

die Landschaft

manzara; doğal çevre

die Landsleute

yurttaşlar; hemşehriler

der Landsmann

yurttaş; hemşehri

die Landung

iniş

der Landwirt

çiftçi

die Landwirtschaft

tarım; çiftçilik

lang

uzun

langatmig

gereksiz uzatılmış; sıkıcı derecede uzun

lange

uzun süre; ne kadar süre

die Länge

uzunluk

längerfristig

daha uzun vadeli; uzun vadede

die Langeweile

can sıkıntısı

langfristig

uzun vadeli; uzun vadede

langjährig

uzun yıllara dayanan

langlebig

dayanıklı; uzun ömürlü

langsam

yavaş; yavaşça; giderek

längst

çoktan; uzun zaman önce

langweilig

sıkıcı; sıkılmış

langwierig

uzun süren; zahmetli

die Langzeitfolge

uzun vadeli sonuç

der Laptop

dizüstü bilgisayar

der Lärm

gürültü

lassen

izin vermek; bırakmak; yaptırmak

die Last

yük; ağırlık ; yük; külfet

der Laster

kamyon

lästig (für + A.)

rahatsız edici; can sıkıcı

der Lastwagen / der Lastkraftwagen

kamyon

das Latein

Latince

lateinisch

Latince; Latin

der Lauf

koşu; koşu yarışı ; akış; zamanın geçişi

die Laufbahn

kariyer ; koşu pisti; kulvar

laufen

koşmak; yürümek; çalışmak

der Laufsteg

podyum

das Laufwerk

sürücü (bilgisayar)

die Laufzeit

süre; geçerlilik süresi; çalışma süresi

die Laune

ruh hâli; keyif

lauschen

dikkatle dinlemek; kulak vermek

laut

yüksek sesli; -e göre

die Laute

lavta

läuten

çalmak; çan çalmak

lauter

hep; yalnızca ; çok fazla ... yüzünden ; dürüst; temiz; samimi

der Lautsprecher

hoparlör

leben

yaşamak

das Leben

hayat; yaşam

der Lebensabschnitt

yaşam dönemi