Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
gründlich
ayrıntılı; titiz; iyice
das Grundrecht
temel hak
der Grundsatz
ilke; temel kural
grundsätzlich
ilke olarak; genel olarak ; temel; esas
die Grundschule
ilkokul
die Grundsicherung
asgari geçim desteği; temel sosyal yardım
das Grundstück
arsa; arazi
das Grundstudium
üniversite eğitiminin temel aşaması
die Gründung
kuruluş; kurma
die Grundvoraussetzung
temel ön koşul
das Grundwasser
yeraltı suyu
die Gruppe
grup
gruselig
ürkütücü; tekinsiz
der Gruß
selam
grüßen
selamlamak; selam söylemek
gucken
bakmak; izlemek
gültig
geçerli
die Gunst
teveccüh; iyi niyet; kayırma ; elverişli fırsat; uygun koşullar
günstig
uygun fiyatlı; elverişli
gut
iyi; güzel ; iyi (Almanya'da 2 olan okul notu)
das Gut
mal; ekonomik varlık ; değerli varlık; kıymet ; çiftlik; kırsal malikâne
das Gutachten
bilirkişi raporu; uzman görüşü
gutbürgerlich
geleneksel ve doyurucu; orta sınıf tarzı
das Guthaben
alacak bakiyesi; hesapta kalan para
gütig
iyi kalpli; şefkatli
gutmachen
telafi etmek; gönül almak ; aradaki farkı kapatmak; mesafe kazanmak
gutmütig
iyi huylu; iyi kalpli
der Gutschein
hediye çeki; kupon
das Gymnasium
üniversiteye hazırlayan ortaöğretim okulu (Gymnasium)
die Gymnastik
jimnastik; beden egzersizi
das Haar
saç; kıl
haben
sahip olmak; var olmak
das Hackfleisch
kıyma
der Hafen
liman
die Haft
tutukluluk; hapis
haften
yapışmak; tutunmak ; hukuken sorumlu olmak
die Haftung
hukuki sorumluluk ; tutunma; yapışma; yol tutuşu
hageln
dolu yağmak
das Hähnchen/Hühnchen
tavuk; civciv
halb
buçuk (söylenen saatten yarım saat önce) ; yarım
das Halbfinale
yarı final
halbherzig
gönülsüz; yarım yamalak
die Halbpension
yarım pansiyon
halbtags
yarım gün
halbwegs
az çok; idare eder ölçüde
die Halbzeit
maçın devresi ; devre arası
die Hälfte
yarı; yarısı
die Halle
salon; kapalı spor salonu
das Hallenbad
kapalı yüzme havuzu
hallo
merhaba
der Hals
boğaz; boyun
halt
artık; işte (kabullenme)
der Halt
durak; destek
haltbar
dayanıklı; bozulmadan saklanabilir
halten
tutmak; durmak; hakkında düşünmek
die Haltestelle
durak
die Haltung
duruş; vücut pozisyonu ; tutum; görüş ; hayvan besleme; yetiştirme
der Hamburger
hamburger
der Hammer
çekiç
die Hand
el