ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 43 / 142

fernliegen

uzak ihtimal olmak; akla uzak gelmek ; uzakta olmak

fernsehen

televizyon izlemek

das Fernsehen

televizyon; televizyon yayıncılığı

der Fernseher

televizyon cihazı

das Fernweh

uzaklara gitme özlemi; seyahat arzusu

fertig

bitmiş; hazır; bitkin

fertigen

imal etmek; yapmak

die Fertigkeit

beceri; pratik yetkinlik

die Fertigstellung

tamamlama; bitirme

der Fertigungsprozess

imalat süreci

fesseln

bağlamak; ellerini ayaklarını bağlamak ; büyülemek; sürüklemek

fest

sağlam; sabit; sıkıca

das Fest

şenlik; bayram; kutlama

die Festanstellung

sürekli iş; kadrolu çalışma

festhalten

sıkıca tutmak; kayda geçirmek

das Festival

festival

festlegen

belirlemek; kararlaştırmak

die Festlegung

belirleme; kararlaştırma

die Festnahme

yakalama; gözaltına alma

festnehmen

gözaltına almak; tutuklamak

die Festplatte

sabit disk

festsetzen

belirlemek; sabitlemek

feststehen

kesinleşmiş olmak; belli olmak

feststellen

tespit etmek; fark etmek

die Feststellung

tespit; saptama

fett

yağlı; şişman; kalın (yazı)

das Fett

yağ

die Fettsäure

yağ asidi

feucht

nemli; ıslak

das Feuer

ateş; yangın

feuern

ateş etmek ; işten kovmak ; yakıtla ısıtmak; soba yakmak

die Feuerwehr

itfaiye

das Feuerzeug

çakmak

das Fieber

ateş (hastalık)

fieberhaft

ateşli; ateşle seyreden ; telaşlı; hummalı

die Figur

figür; karakter; oyun taşı

der Film

film; fotoğraf filmi

die Filmästhetik

film estetiği

filmreif

film sahnesi gibi; dramatik

filtern

süzmek; filtrelemek ; bilgiyi süzmek; seçmek

das Fin de Siècle

Fin de Siècle; yüzyıl sonu kültürü (19. yüzyıl sonu Avrupa'sında çöküş duygusuyla sanatsal yenilik arayışının bir arada görüldüğü kültürel ortam)

final

son; nihai

das Finale

final karşılaşması ; final; kapanış bölümü

die Finanzen

mali durum; mali işler

finanziell

mali; maddi olarak

finanzierbar

finanse edilebilir

die Finanzierbarkeit

finanse edilebilirlik

finanzieren

finanse etmek; karşılamak

die Finanzierung

finansman

der Finanzierungsplan

finansman planı

die Finanzkrise

finansal kriz

der Finanzminister

maliye bakanı

finden

bulmak; düşünmek

findig

becerikli; çözüm bulan

der Finger

parmak

das Fingerspitzengefühl

incelik; hassasiyet; nezaket

der Finne

Fin erkek; Finlandiyalı erkek

die Finnin

Fin kadın; Finlandiyalı kadın

finnisch

Fin; Fince

Finnland

Finlandiya