ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 19 / 142

beruflich

mesleki; iş gereği

berufsbegleitend

çalışırken sürdürülen

die Berufsbildende Höhere Schule / die BHS

üst düzey meslek lisesi; BHS (Avusturya)

der Berufseinsteiger

mesleğe yeni başlayan kişi

die Berufsentscheidung

meslek seçimi; kariyer kararı

die Berufslaufbahn

meslek hayatı; kariyer

die Berufsmittelschule

mesleki ortaöğretim okulu (İsviçre)

die Berufsorientierung

mesleki yönlendirme; meslek tanıma

die Berufspraxis

mesleki uygulama; iş deneyimi

die Berufsschule

meslek okulu

berufstätig

çalışan; bir işte çalışan

die Berufswelt

iş dünyası; çalışma hayatı

die Berufung

mesleki ideal; gönülden benimsenen iş ; atama; akademik göreve çağrı ; istinaf; mahkeme kararına itiraz

beruhen

dayanmak; kaynaklanmak

beruhigen

sakinleştirmek; sakinleşmek

beruhigend

rahatlatıcı; sakinleştirici

berühmt

ünlü; meşhur

berühren

dokunmak ; duygulandırmak; etkilemek

die Berührung

dokunma; temas ; temas; tanışma

besagen

belirtmek; hükme bağlamak

die Besatzungszone

işgal bölgesi

beschädigen

hasar vermek

die Beschaffenheit

nitelik; yapı; durum

beschäftigen

meşgul etmek; çalıştırmak; ilgilenmek

der Beschäftigte / die Beschäftigte

çalışan

die Beschäftigung

iş; uğraş; istihdam

der Bescheid

resmî karar; tebligat

Bescheid geben

haber vermek

Bescheid sagen

haber vermek

bescheiden

alçakgönüllü; mütevazı ; az; mütevazı

bescheren

kazandırmak; getirmek

beschleunigen

hızlandırmak

die Beschleunigung

hızlandırma ; ivme; hızlanma

beschließen

karar vermek

der Beschluss

karar

beschränken

sınırlamak; kısıtlamak

die Beschränkung

kısıtlama; sınırlama

beschreiben

betimlemek; tarif etmek

die Beschreibung

açıklama; betimleme

beschriften

üzerine yazmak; etiketlemek

die Beschwerde

şikâyet; resmî itiraz ; şikâyetler; rahatsızlık belirtileri

beschwören

yalvarmak; ısrarla rica etmek ; canlandırmak; çağrıştırmak

beseelen

ruh katmak; bir duyguyla doldurmak

beseelt

bir duyguyla dolu; esinlenmiş ; ruh dolu; içten

(sich) besehen

yakından bakmak; incelemek

beseitigen

ortadan kaldırmak; gidermek

die Beseitigung

ortadan kaldırma; giderme

der Besen

süpürge

besetzen

işgal etmek; doldurmak; yer tutmak

besetzt

dolu; tutulmuş ; meşgul (telefon)

die Besetzung

göreve atama; rol dağıtımı ; oyuncu kadrosu ; işgal

besichtigen

gezmek; görmeye gitmek

besiegen

yenmek; mağlup etmek ; yenmek; üstesinden gelmek

der Besitz

zilyetlik; elinde bulundurma; mal varlığı

besitzen

sahip olmak

der Besitzer

elinde bulunduran kişi; sahibi

die Besonderheit

özellik; ayırt edici nitelik

besonders

özellikle; bilhassa

besorgen

temin etmek; ayarlamak

besorgniserregend

kaygı verici; endişe uyandıran