ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 139 / 142

zögern

tereddüt etmek

der Zoll

gümrük; gümrük vergisi

die Zone

bölge; alan

der Zoo

hayvanat bahçesi

der Zorn

öfke; hiddet

zu

-e; fazla; kapalı

zu sein

kapalı olmak

zubereiten

hazırlamak (yemek)

die Zucht

yetiştiricilik; ıslah ; sıkı disiplin

zucken

seğirmek; istemsiz sıçramak ; kısa hareket yapmak; silkmek

der Zucker

şeker

zudem

ayrıca; üstelik

zueinander

birbirine; birbiriyle

zuerst

önce; ilk başta

der Zufall

tesadüf; rastlantı

zufällig

tesadüfen; rastlantısal

zufolge

göre

zufrieden

memnun

zufriedenstellen

memnun etmek; tatmin etmek

zufügen

zarar vermek; acı çektirmek

zuführen

sağlamak; beslemek; içine vermek

der Zug

tren; sıra; cereyan

die Zugabe

bis; ek gösteri ; madde ekleme ; ücretsiz ek; promosyon hediyesi

der Zugang

erişim; giriş

zugänglich

erişilebilir; girilebilir

zugeben

itiraf etmek; kabul etmek ; karışıma eklemek

zugehen

kapanmak

zugehörig

ait; bağlı

zügeln

dizginlemek; kontrol etmek

der/die Zugezogene

yeni taşınan kişi

zugleich

aynı zamanda

zugreifen

uzanıp almak ; erişmek; yararlanmak

der Zugriff

erişim ; polis operasyonu; yakalama müdahalesi

zugrunde liegen

temelinde yatmak

zugunsten

lehine; yararına

das Zuhause

yuva; ev

zuhören

dinlemek

der Zuhörer / die Zuhörerin

dinleyici

zukaufen

dışarıdan ek olarak satın almak

zukommen

yaklaşmak; başına gelmek ; hak etmek; hakkı olmak ; rolü olmak; görev düşmek ; ulaştırmak; göndermek

die Zukunft

gelecek

zukünftig

gelecekte; bundan sonra

zukunftsorientiert

geleceğe yönelik

die Zukunftsperspektive

gelecek perspektifi; gelecek olanağı

zukunftssicher

geleceğe uygun; gelecekte de kullanılabilir

die Zukunftsvision

gelecek vizyonu; gelecek tasarısı

zukunftsweisend

geleceğe yön veren; öncü

zulassen

izin vermek; müsaade etmek ; resmen onaylamak; ruhsat vermek

zulässig

izin verilen; kabul edilebilir

die Zulassung

kabul; onay; yetkilendirme

die Zulassungsvoraussetzung

kabul koşulu

zulasten

pahasına; zararına

zulegen

artmak; kazanmak ; kendine almak; edinmek

zuletzt

en son; son olarak

zuliebe

hatırı için; uğruna

zumachen

kapatmak

zumal

özellikle de; üstelik

zumeist

çoğunlukla; genellikle

zumindest

en azından

zunächst

önce; başlangıçta