ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
8.466 kelime Sayfa 122 / 142

die Unterlagen

belgeler; evraklar

unterlassen

yapmaktan kaçınmak; yapmamak

unterliegen

yenilmek ; tabi olmak

untermauern

kanıtlarla desteklemek; sağlamlaştırmak

unternehmen

bir şey yapmak; girişimde bulunmak

das Unternehmen

şirket; işletme ; girişim; teşebbüs

die Unternehmenskultur

şirket kültürü

der Unternehmer / die Unternehmerin

girişimci; işletme sahibi

die Unternehmung

etkinlik; gezi; girişim

unterordnen

önceliğini düşürmek; tabi kılmak

der Unterricht

ders; öğretim

unterrichten

öğretmek; ders vermek

untersagen

yasaklamak

untersagt

yasak

unterschätzen

küçümsemek; olduğundan az hesaplamak

unterscheiden

ayırt etmek; farkını bulmak

die Unterscheidung

ayrım; ayırt etme

der Unterschied

fark

unterschiedlich

farklı

unterschreiben

imzalamak

unterschreiten

altına düşmek; altında kalmak

die Unterschrift

imza

unterstellen

kanıtsız isnat etmek; yakıştırmak ; üstü kapalı yere koymak

unterstreichen

altını çizmek; vurgulamak

unterstützen

desteklemek; yardım etmek

der Unterstützer

destekçi

die Unterstützung

destek; yardım

untersuchen

muayene etmek; araştırmak

die Untersuchung

muayene; inceleme; araştırma

unterteilen

alt bölümlere ayırmak

die Unterteilung

alt bölümlere ayırma

untertreiben

olduğundan az göstermek; hafife almak

unterwegs

yolda; seyahatte

unüberschaubar

kavranamayacak kadar karmaşık; kontrol edilemez

unübertroffen

aşılmamış; üstünlüğü geçilememiş

unüberwindbar

aşılamaz; üstesinden gelinemez

unüblich

alışılmadık; yaygın olmayan

unumstritten

tartışmasız

unumwunden

açıkça; dolandırmadan

unverändert

değişmemiş; aynı kalan

unverbindlich

bağlayıcı olmayan ; kesin söz vermeyen; kaçamak

unvergleichlich

eşsiz; benzersiz

unvermeidlich

kaçınılmaz

das Unverständnis

anlayışsızlık; anlam verememe

unverzichtbar (für + A.)

vazgeçilmez; zorunlu

unverzüglich

gereksiz gecikme olmadan; derhâl

unvorhergesehen

öngörülmemiş; beklenmedik

unwahrscheinlich

olası olmayan; pek muhtemel olmayan

unweit

yakınında; uzağında olmayan

unwürdig

onur kırıcı; yakışıksız

unzählig

sayısız

unzureichend

yetersiz

üppig

bol; zengin; gür

uralt

çok eski; kadim

urban

kentsel

die Urbanisierung

kentleşme

der Urgroßvater

büyük büyükbaba

das Urheberrecht

telif hakkı

die Urkunde

resmî belge; sertifika

der Urlaub

tatil; izin