Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
zucken
seğirmek; istemsiz sıçramak ; kısa hareket yapmak; silkmek
der Zucker
şeker
zudem
ayrıca; üstelik
zueinander
birbirine; birbiriyle
zuerst
önce; ilk başta
der Zufall
tesadüf; rastlantı
zufällig
tesadüfen; rastlantısal
zufolge
göre
zufrieden
memnun
zufriedenstellen
memnun etmek; tatmin etmek
zufügen
zarar vermek; acı çektirmek
zuführen
sağlamak; beslemek; içine vermek
der Zug
tren; sıra; cereyan
die Zugabe
bis; ek gösteri ; madde ekleme ; ücretsiz ek; promosyon hediyesi
der Zugang
erişim; giriş
zugänglich
erişilebilir; girilebilir
zugeben
itiraf etmek; kabul etmek ; karışıma eklemek
zugehen
kapanmak
zugehörig
ait; bağlı
zügeln
dizginlemek; kontrol etmek
der/die Zugezogene
yeni taşınan kişi
zugleich
aynı zamanda
zugreifen
uzanıp almak ; erişmek; yararlanmak
der Zugriff
erişim ; polis operasyonu; yakalama müdahalesi
zugrunde liegen
temelinde yatmak
zugunsten
lehine; yararına
das Zuhause
yuva; ev
zuhören
dinlemek
der Zuhörer / die Zuhörerin
dinleyici
zukaufen
dışarıdan ek olarak satın almak
zukommen
yaklaşmak; başına gelmek ; hak etmek; hakkı olmak ; rolü olmak; görev düşmek ; ulaştırmak; göndermek
die Zukunft
gelecek
zukünftig
gelecekte; bundan sonra
zukunftsorientiert
geleceğe yönelik
die Zukunftsperspektive
gelecek perspektifi; gelecek olanağı
zukunftssicher
geleceğe uygun; gelecekte de kullanılabilir
die Zukunftsvision
gelecek vizyonu; gelecek tasarısı
zukunftsweisend
geleceğe yön veren; öncü
zulassen
izin vermek; müsaade etmek ; resmen onaylamak; ruhsat vermek
zulässig
izin verilen; kabul edilebilir
die Zulassung
kabul; onay; yetkilendirme
die Zulassungsvoraussetzung
kabul koşulu
zulasten
pahasına; zararına
zulegen
artmak; kazanmak ; kendine almak; edinmek
zuletzt
en son; son olarak
zuliebe
hatırı için; uğruna
zumachen
kapatmak
zumal
özellikle de; üstelik
zumeist
çoğunlukla; genellikle
zumindest
en azından
zunächst
önce; başlangıçta
die Zunahme
artış
zündend
heyecan uyandıran; ilham verici
die Zünder
kibritler (Avusturya)
das Zündholz
kibrit
zunehmen
artmak; kilo almak
zunehmend
giderek; artan ölçüde
die Zuneigung
sevgi; yakınlık
die Zunge
dil (organ)
das Zünglein an der Waage sein
dengeyi belirleyen unsur olmak