Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
katapultieren
fırlatmak; mancınıkla atmak ; bir konuma hızla taşımak
die Katastrophe
felaket
der kategorische Imperativ
kategorik buyruk (Kant'ın koşulsuz ahlak buyruğu; bir formülüne göre, herkesin uymasını isteyebileceğimiz kurallara göre davranma)
katholisch
Katolik
die Katze
kedi
die Katze im Sack kaufen
görmeden bilmeden satın almak
der Kauf
satın alma
der Käufer / die Käuferin
alıcı
die Kauffrau
kadın ticaret elemanı; iş kadını
das Kaufhaus
büyük mağaza
der Kaufmann
ticaret elemanı; tüccar
kaum
pek ... değil; ancak; neredeyse hiç
die Kausalität
nedensellik
kehren
süpürmek ; dönmek; sırtını çevirmek
die Keilschrift
çivi yazısı
kein
hiç; hiçbir; yok
keinerlei
hiçbir; hiç
keineswegs
kesinlikle değil; asla
der Keks
kurabiye; bisküvi
der Keller
bodrum; kiler
der Kellner / die Kellnerin
garson
kennen
tanımak; bilmek
kennenlernen
tanışmak; tanımaya başlamak
die Kenntnisse
bilgi; beceriler
das Kennzeichen
plaka; ayırt edici özellik
kennzeichnen (durch + A. / mit + D.)
işaretlemek; etiketlemek ; belirgin özelliği olmak
die Kennzeichnung
etiketleme; işaretleme
kentern
alabora olmak
der Kerl
adam; herif
die Kernfusion
nükleer füzyon; çekirdek birleşmesi
kerngesund
sapasağlam; turp gibi
die Kerze
mum
der Ketchup / das Ketchup / Ketschup
ketçap
die Kette
zincir; kolye
das Kfz
motorlu taşıt (kısaltma)
der Kiefer
çene
der Kiez
mahalle; semt
der Killer / die Killerin
katil
das Kilo / das Kilogramm
kilo; kilogram
der Kilometer
kilometre
das Kind
çocuk
das Kind mit dem Bade ausschütten
yararlıyı zararlıyla birlikte yok etmek
kinderfeindlich
çocuklara elverişsiz; çocuk karşıtı
der Kindergarten
anaokulu
kinderleicht
çocuk oyuncağı kadar kolay
der Kinderpsychiater
çocuk psikiyatristi
kinderreich
çok çocuklu
die Kindertagesstätte / die Kita
gündüz çocuk bakım merkezi
der Kinderwunsch
çocuk sahibi olma isteği
kindgerecht
çocuğa uygun
die Kindheit
çocukluk
das Kinn
çene
das Kino
sinema
der Kiosk
büfe; gazete bayisi
kippen
devrilmek ; dökmek; boşaltmak ; aniden değişmek; tersine dönmek
die Kirche
kilise
das Kissen
yastık; minder
die Kiste
kasa; kutu; sandık
kitschig
kiç; zevksizce süslü
der Kitt
macun; dolgu macunu ; birleştirici bağ; toplumsal tutkal