Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
hassen
nefret etmek
hässlich
çirkin
die Hast
telaş; acele
hasten
koşturmak; acele etmek
hauen
vurmak
der Haufen
yığın ; bir sürü; yığınla
haufenweise
yığınla; çok miktarda
häufig
sık; sık sık
die Hauptattraktion
başlıca ilgi odağı
der Hauptbahnhof
merkez tren istasyonu
hauptberuflich
asıl mesleği olarak
der Hauptfaktor
başlıca etken
das Hauptmotiv
başlıca neden; temel güdü ; ana tema; ana motif
die Hauptsache
en önemli şey
die Hauptschule
temel ortaöğretim okulu (Hauptschule)
die Hauptstadt
başkent
die Hauptverkehrsader
ana ulaşım arteri; ana yol
das Haus
ev
die Hausarbeit
ev işi ; dönem ödevi; akademik ödev
die Hausaufgabe
ev ödevi
die Hausfrau / der Hausmann
ev hanımı; ev işleriyle ilgilenen erkek
der Haushalt
ev işleri; hane; bütçe
die Haushaltskonsolidierung
bütçeyi sağlamlaştırma; mali konsolidasyon
der Hausmeister / die Hausmeisterin
bina görevlisi; kapıcı
der Hausrat
ev eşyaları
das Haustier
evcil hayvan
die Haustür
evin dış kapısı; bina giriş kapısı
das Hausverbot
mekâna giriş yasağı
die Hausverwaltung
bina yönetimi; mülk yönetimi
die Haut
cilt; deri
die Hauterkrankung
cilt hastalığı
hautnah
yakından; doğrudan yaşayarak
heben
kaldırmak; yükseltmek
das Heft
defter; dergi sayısı
der Hegemonialdiskurs
hegemonik söylem; baskın söylem (toplumsal tartışmalarda öne çıkan ve insanların bir konuyu nasıl anladığını şekillendiren anlatım biçimi)
die Hegemonie
hegemonya; baskınlık
hegen
içinde beslemek; umut beslemek ; özenle yetiştirmek; bakmak
heilen
iyileşmek; iyileştirmek
die Heilkunde
hekimlik; şifa yöntemleri
das Heilmittel
deva; tedavi aracı
der Heilpraktiker
Almanya'da hekim olmayan ruhsatlı tedavi uygulayıcısı
die Heilung
iyileşme; şifa
heim
eve
das Heim
yuva; yurt; bakım evi
die Heimat
memleket; yurt
die Heimatverbundenheit
memlekete bağlılık
heimisch
yerli; yöreye özgü ; yerine alışmış; kendini evinde hisseden
heimlich
gizli; gizlice
das Heimweh
memleket özlemi; sıla hasreti
heiraten
evlenmek
der Heiratsschwindel
evlilik vaadiyle dolandırıcılık
heiß
sıcak
heißen
adı olmak; anlamına gelmek
das heißt
yani; bu demek ki
heiter
neşeli; keyifli ; açık; güneşli
heizen
ısıtmak
die Heizung
ısıtma; kalorifer
der Hektar
hektar; 10.000 metrekare
die Hektik
telaş; koşuşturma
der Held / die Heldin
kahraman