Sıradaki kelimenizi bulun.
Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.
gegebenenfalls
gerekirse; duruma göre
gegen
karşı; doğru (saat); dayalı
die Gegend
bölge; çevre
die Gegenleistung
karşılık; karşı hizmet
die Gegenreformation
Karşı Reform (Katolik Kilisesi'nin 16. yüzyıldan itibaren Protestan Reformu'na karşı kendi içinde reform yapıp öğretisini yeniden vurguladığı hareket)
der Gegensatz
karşıtlık; zıtlık
die Gegenseitigkeit
karşılıklılık
der Gegenspieler
rakip; karşıt karakter
der Gegenstand
nesne; eşya
gegenständlich
figüratif; nesneleri betimleyen ; somut; elle tutulur
gegensteuern
düzeltici önlem almak; karşı koymak
das Gegenteil
zıt; karşıt
gegenüber
karşısında; -e karşı
das Gegenüber
muhatap; karşıdaki kişi
gegenüberliegend
karşıdaki
gegenüberstehen
karşı karşıya durmak; yüzleşmek ; bir şeye karşı tutum taşımak
gegenüberstellen
karşılaştırmak; karşı karşıya koymak ; yüzleştirmek
der Gegenzug
karşılık; karşılıklı değişim ; karşı hamle
der Gegner
rakip; karşı çıkan kişi
das Gehalt
maaş
geheim
gizli
der Geheimdienst
istihbarat teşkilatı; gizli servis
das Geheimnis
sır
gehemmt
çekingen; kendini tutan
gehen
gitmek; durumu olmak; çalışmak; mümkün olmak
die Gehirnaktivität
beyin etkinliği
das Gehirnareal
beyin bölgesi
gehoben
üst düzey; seçkin ; seçkin; resmî veya edebî üsluplu
gehören
ait olmak; yeri olmak
gehörlos
sağır; işitme engelli
der Gehsteig
kaldırım
der Geist
zihin; akıl ; hayalet; ruh ; ruh; hâkim anlayış
geisterhaft
hayalet gibi; ürpertici
geistig
zihinsel; düşünsel
die geistige Umnachtung
akıl tutulması; zihinsel şaşkınlık
das Gelände
arazi; saha
gelangen
ulaşmak; varmak ; bir sonuca varmak
gelassen
sakin; soğukkanlı
die Gelassenheit
soğukkanlılık; dinginlik
geläutert
yaşadıklarından ders alıp değişmiş; olgunlaşmış
gelb
sarı
das Geld
para
der Geldautomat
bankamatik; ATM
die Geldbörse
cüzdan
die Geldpolitik
para politikası
die Gelegenheit
fırsat; vesile
der Gelegenheitsjob
geçici iş; gündelik iş
gelegentlich
ara sıra
das Geleit
refakat; koruyarak eşlik etme
das Gelenk
eklem
gelenkig
esnek; kıvrak
der Geliebte / die Geliebte
sevgili; gizli sevgili
gelingen
başarılı olmak; iyi sonuçlanmak
gelten
geçerli olmak; sayılmak
gelungen
başarılı; iyi yapılmış
das Gemälde
tablo; resim
die Gemeinde
belediye; topluluk
gemeinhin
genellikle; yaygın olarak
gemeinnützig
kamu yararına çalışan; hayır amaçlı
gemeinsam
birlikte; ortak