ALMANCA KELİME KOLEKSİYONU

Sıradaki kelimenizi bulun.

Anlamlar. Gerçek örnekler. Her gün biraz Almanca.

Günlük alıştırmaya başla ↗
418 kelime · G Sayfa 2 / 7

gegebenenfalls

gerekirse; duruma göre

gegen

karşı; doğru (saat); dayalı

die Gegend

bölge; çevre

die Gegenleistung

karşılık; karşı hizmet

die Gegenreformation

Karşı Reform (Katolik Kilisesi'nin 16. yüzyıldan itibaren Protestan Reformu'na karşı kendi içinde reform yapıp öğretisini yeniden vurguladığı hareket)

der Gegensatz

karşıtlık; zıtlık

die Gegenseitigkeit

karşılıklılık

der Gegenspieler

rakip; karşıt karakter

der Gegenstand

nesne; eşya

gegenständlich

figüratif; nesneleri betimleyen ; somut; elle tutulur

gegensteuern

düzeltici önlem almak; karşı koymak

das Gegenteil

zıt; karşıt

gegenüber

karşısında; -e karşı

das Gegenüber

muhatap; karşıdaki kişi

gegenüberliegend

karşıdaki

gegenüberstehen

karşı karşıya durmak; yüzleşmek ; bir şeye karşı tutum taşımak

gegenüberstellen

karşılaştırmak; karşı karşıya koymak ; yüzleştirmek

der Gegenzug

karşılık; karşılıklı değişim ; karşı hamle

der Gegner

rakip; karşı çıkan kişi

das Gehalt

maaş

geheim

gizli

der Geheimdienst

istihbarat teşkilatı; gizli servis

das Geheimnis

sır

gehemmt

çekingen; kendini tutan

gehen

gitmek; durumu olmak; çalışmak; mümkün olmak

die Gehirnaktivität

beyin etkinliği

das Gehirnareal

beyin bölgesi

gehoben

üst düzey; seçkin ; seçkin; resmî veya edebî üsluplu

gehören

ait olmak; yeri olmak

gehörlos

sağır; işitme engelli

der Gehsteig

kaldırım

der Geist

zihin; akıl ; hayalet; ruh ; ruh; hâkim anlayış

geisterhaft

hayalet gibi; ürpertici

geistig

zihinsel; düşünsel

die geistige Umnachtung

akıl tutulması; zihinsel şaşkınlık

das Gelände

arazi; saha

gelangen

ulaşmak; varmak ; bir sonuca varmak

gelassen

sakin; soğukkanlı

die Gelassenheit

soğukkanlılık; dinginlik

geläutert

yaşadıklarından ders alıp değişmiş; olgunlaşmış

gelb

sarı

das Geld

para

der Geldautomat

bankamatik; ATM

die Geldbörse

cüzdan

die Geldpolitik

para politikası

die Gelegenheit

fırsat; vesile

der Gelegenheitsjob

geçici iş; gündelik iş

gelegentlich

ara sıra

das Geleit

refakat; koruyarak eşlik etme

das Gelenk

eklem

gelenkig

esnek; kıvrak

der Geliebte / die Geliebte

sevgili; gizli sevgili

gelingen

başarılı olmak; iyi sonuçlanmak

gelten

geçerli olmak; sayılmak

gelungen

başarılı; iyi yapılmış

das Gemälde

tablo; resim

die Gemeinde

belediye; topluluk

gemeinhin

genellikle; yaygın olarak

gemeinnützig

kamu yararına çalışan; hayır amaçlı

gemeinsam

birlikte; ortak